TTB’den GETAT Yönetmeliğine Sert Eleştiri: Geri Çekilmeli
TTB, GETAT Yönetmeliği’nin bilimsel temeli olmadığını ve halk sağlığına tehdit oluşturduğunu belirterek geri çekilmesini talep etti.
Türk Tabipleri Birliği (TTB), Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) Uygulamaları Yönetmeliği’ne yönelik sert eleştirilerde bulundu. TTB, yeni düzenlemenin bilimsel temeli olmayan uygulamaları sağlık sistemine entegre ettiğini ve bu durumun halk sağlığı açısından ciddi riskler taşıdığını ifade etti.
TTB’nin açıklamasında, tıbbın temel ilkesinin bilimsel kanıta dayalı olması gerektiği vurgulanarak, GETAT uygulamalarının büyük bir kısmının bilimsel bir temelden yoksun olduğu belirtildi. Hekimlik mesleğinin bilimsel ve etik sorumluluklar çerçevesinde yürütülmesi gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, kanıta dayanmayan uygulamaların teşvik edilmesinin hastalara zarar verme riski taşıdığı ve etik ilkeleri zayıflattığı ifade edildi.
Yeni yönetmelikte, uygulamanın gerçekleştirileceği sağlık kuruluşlarının tanımının genişletilmesi dikkat çekti. Diş sağlığı merkezleri ve hekim bulundurma zorunluluğu olmayan evde sağlık hizmet birimleri gibi hekim dışı uygulama ünitelerinin yer alması, hekim olmayan kişilerin bu uygulamaları gerçekleştirebileceği anlamına geliyor. Ayrıca, 2025 yılında yürürlüğe girecek olan düzenlemeyle diğer sağlık meslek mensuplarının mesleklerini serbest icra edebileceği göz önüne alındığında, GETAT uygulamalarının hekim olmayan kişiler tarafından sağlık kuruluşları dışında yapılmasının önünde bir engel kalmadığı vurgulandı. Bilimsel verilerle desteklenmeyen ve potansiyel zararları henüz ortaya konmamış bu uygulamaların, hekim dışı sağlık personeli tarafından kamu alanında uygulanmasının halk sağlığına tehdit oluşturacağı belirtildi.
Yönetmelikteki eğitim, sertifikasyon ve uygulama süreçlerinin, modern tıp eğitimine kıyasla oldukça sınırlı ve yüzeysel olduğu ifade edildi. Bu durumun, sağlık hizmetlerinin kalitesini düşürdüğü ve hasta güvenliğini tehlikeye attığı kaydedildi.
Türkiye’nin sağlık sistemi zaten büyük bir yük altında. Sağlık Bakanlığı’nın kamu kaynaklarını ve sağlık emek gücünü kullanırken koruyucu sağlık hizmetlerine öncelik vermesi, birinci basamak sağlık hizmetlerini güçlendirmesi ve nitelikli tanı ile tedavi hizmetlerini yeterli bir şekilde sunması bekleniyor. GETAT uygulamalarının kamu sağlık sistemi içine entegre edilmesi, sağlıkta öncelikleri tersine çevirmekte ve mevcut sağlık emek gücünü bölmekte, hastaları bilimsel tedavilerden uzaklaştırmakta ve sağlık hizmetlerini daha da piyasalaştırmaktadır. Ayrıca, kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığına dair şeffaflık da eksik kalmaktadır.
GETAT uygulamalarının yaygınlaştırılmasının, sağlık emek gücünün dengeli dağılımında bozulmalara yol açacağı aşikardır. Sağlık sistemi planlaması, nüfusun ihtiyaçlarına göre hekim ve sağlık çalışanı dağılımını gerektirir. Bu yönetmelik ile bazı hekimlerin ve sağlık çalışanlarının bu alanlara yönlendirilmesi, zaten eksik olan sağlık alanlarında (acil, aile hekimliği, temel branşlar) açıkları daha da büyütecek ve sağlık hizmetlerinde dengesizlikleri artıracaktır. Kamu sağlık hizmetine erişimdeki zorluklar derinleşecektir.
GETAT uygulamaları, ek ücretli ve piyasaya açık alanlar olarak gelişmektedir. Sağlık hizmetine erişimdeki zorluklar, 5 dakikada muayene zorunluluğu gibi uygulamalarla hastaları etkili olup olmadığı belirsiz GETAT yöntemlerine yönlendirmektedir.
Halk sağlığının korunması ve geliştirilmesi için, “önce zarar verme” ilkesine uygun, etik sorumlulukları yerine getiren ve şeffaf bilimsel araştırmalarla etkili olduğu kanıtlanmış uygulamaların, kamu otoritesi tarafından hayata geçirilmesi gerekmektedir. Kamu kaynaklarının bilimsel, doğru ve etkin kullanımı, sağlık hizmetlerinin doğru planlanması halk sağlığı açısından vazgeçilmezdir. Bu hassasiyetleri göz ardı eden hiçbir düzenleme toplum sağlığı açısından kabul edilemez. Bu nedenle, söz konusu düzenlemeyi reddediyoruz ve sürecin halk sağlığı adına takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyuruyoruz.




