Akın Gürlek HSK Başkanlığına Atandı

Akın Gürlek, Adalet Bakanlığına atanarak HSK’nın başına geçti ve ilk toplantısını gerçekleştirdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yaparken, Hakimler ve Savcılar Kurulu’na (HSK) yönelik birçok şikayetle karşılaşan Akın Gürlek, Adalet Bakanlığına atanarak HSK’nın başına geçti. Yeni görevine dün başlayan Gürlek, ilk iş olarak HSK Genel Kurulu toplantısını düzenledi. Toplantıda, “Yeni dönemde reform irademizi aynı kararlılıkla sürdüreceğiz. Hukukun üstünlüğünü esas alarak, gecikmeyen, öngörülebilir ve güvenilir bir adalet sistemi oluşturacağız. Hakim ve savcı kökenli biri olarak, teşkilatımızın eksikliklerini iyi biliyorum. HSK ile birlikte önemli adımlar atarak, özellikle geciken yargı süreçlerini hızlandırmak için katkı sağlayacağız” şeklinde konuştu.

Gürlek hakkında HSK’ya yapılan şikayetlerin işleme konulmaması, kamuoyunda tartışmalara yol açtı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından atanan Gürlek, kendisine yönelik suç duyuruları hakkında da karar verme yetkisine sahip. Gürlek hakkında yapılan suç duyurularının ilki, CHP’nin 17 Aralık 2025 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı başvuru ile gündeme geldi. CHP avukatı Çağlar Çağlayan imzasıyla yapılan suç duyurusunda, Gürlek’in “haksız mal varlığı edinme” iddiasıyla karşı karşıya olduğu belirtildi. Dilekçede, Gürlek’in Ankara’da bir bankada kiralık kasası bulunduğu, İstanbul’da 30 milyon TL değerindeki bir daireyi 9 milyon 837 bin TL’ye satın aldığı ve başka bir daire için 95 milyon TL’lik satış sözleşmesi imzaladığı öne sürüldü. Ayrıca, Gürlek’in Eti Maden İşletmesi’nin Lüksemburg’daki ETIMINE SA şirketinin yönetim kurulu üyesi olduğu iddiaları da dile getirildi. Başsavcılık, bu suç duyurusunu HSK’ya iletti.

HSK’ya yapılan bir diğer suç duyurusu ise Av. İsmail Sami Çakmak’tan geldi. Çakmak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen soruşturmalar çerçevesinde 27 Mayıs 2025 tarihinde “görevi kötüye kullanma” ve “Anayasayı ihlal etme” suçlarından şikayette bulundu. Dilekçesinde, “Yargı, yasama ve yürütmeyi bağlayan Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na uymak zorundadır. Aksi takdirde bu suçlar işlenmiş olur. Şikayet edilen Gürlek, başsavcılığa atanması bile tartışmalı olan bir siyasi figürdür. İktidarın Bakan Yardımcısı olarak görev yaparken, hukuka aykırı bir biçimde İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak atanmıştır. Bu kişi, işgal ettiği makamı iktidarın siyasi hedefleri doğrultusunda kullanmaktadır” ifadelerine yer verdi.

Çakmak’ın şikayeti HSK tarafından reddedilirken, gerekçe kendisine bildirilmedi. HSK’dan Çakmak’a gönderilen yazıda dikkat çeken bir ayrıntı ise, başvuruda “vekil avukatlık” bulunmamasına rağmen, şikayetçi olarak gösterilen kişinin dilekçeyle ilgisi olmayan bir kişi olarak tanımlanmasıydı. Bu durum üzerine Çakmak, HSK’ya yeniden bir dilekçe sunarak, işleme konmama gerekçesinin kendisine bildirilmesini talep etti. Ancak Çakmak’ın ikinci dilekçesine henüz bir yanıt verilmedi.

Son HSK seçimleri de tartışmalara neden oldu. 6 Mayıs 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda gerçekleştirilen seçimlerde, anayasaya aykırı olarak ikinci tur seçimler yapıldı ve iktidara yakın isimler HSK üyeliğine seçildi. CHP, HSK seçimlerinin iptali için 22 Mayıs 2025’te Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Yüksek Mahkeme, 10 Kasım’da gerekçeli kararını Resmi Gazete’de yayımlayarak, CHP’nin başvurusunu oy çokluğuyla “görevsizlik” gerekçesiyle reddetti. Kararın gerekçesinde, Meclis’in çalışma usul ve esaslarına yönelik bir düzenlemenin öngörülmediği belirtilerek, anayasa uygunluk denetiminin AYM’nin görev alanının dışında kaldığı ifade edildi.

Bu karar, tartışmalara yol açarken, CHP AYM’nin denetimsizliğe neden olduğunu savundu. Eski AYM raportörü Ali Rıza Aydın, o dönemde gazetemize yaptığı değerlendirmede, “AYM’nin bundan sonra kendi içtihatları arasında ilkesel değişiklikler yaparak, olaylara, zamana ve siyasetin yönüne göre farklı kararlar vereceğini görüyoruz” şeklinde konuştu.

CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Adalet Politika Kurulu Başkanı Prof. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz, Gürlek’in HSK’nın başına geçmesini değerlendirirken, “Gürlek, başta İBB davası olmak üzere İstanbul’daki davaları açan kişidir. Bakan olmasıyla birlikte, hakimlerin atanması ve sürgünleri ile mahkemelerin kurulup düzenlenmesi konusunda sorumluluk elde etti. Bu yetkisiyle, başta İBB davası olmak üzere İstanbul’daki davalar hukuken geçersiz hale gelmiştir. O davaları gören hakimlerin üzerine, o davaları açan savcıyı getirerek, tarafsızlık ve bağımsızlık ortadan kalkmıştır. Bu davalarda artık adil yargılama hakkı yoktur ve böylece dayanaksız hale getirilmiştir” dedi.

Boyunsuz, HSK’nın hakimler ve savcılarla ilgili soruşturmaların açılması için onay vermesi gerektiğini hatırlatarak, “Bu durum, sistemin ne kadar siyasallaştığını gösteriyor. Savcıları hukukun dışına çıkaran ve suç işlemeye yönlendiren bu yapıdan refah çıkmaz. Türkiye, kendisine giydirilmeye çalışılan bu demir gömleği atacak. Bu düzenin meşruiyet zemini yok. Kamu kaynaklarının talanı dışında halka sunulan bir şey olmayan bir rejim bu. 100 yıl önce sağlanan halk iradesini, rejim yargısı ve polisi yaratarak halktan alıp bir kişiye devredemezsiniz” ifadelerini kullandı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu