Her 100 Çocuktan 3’ü Skolyoz Riski Taşıyor

Skolyoz, çocuklarda sık görülen bir sağlık sorunu. Erken tanı ve tedavi ile başarılı sonuçlar elde edilebilir.

Skolyoz, omurganın yana doğru eğilmesi ve kendi ekseni etrafında dönmesiyle karakterize edilen bir sağlık sorunudur. Çocukluk döneminde sıkça karşılaşılan bu durum, genellikle ağrıya yol açmadığı için geç fark edilmektedir. Memorial Şişli Hastanesi İleri Omurga Merkezi’nden omurga cerrahisi uzmanı Prof. Dr. Mehmet Aydoğan, “1-30 Haziran Skolyoz Farkındalık Ayı” kapsamında, ergenlik döneminde daha sık görülen skolyozun sebepleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Skolyozun belirtileri arasında bir omzun diğerinden daha yüksek görünmesi, kürek kemiklerinden birinin belirginleşmesi ve bel çukurlarında asimetri yer almaktadır. Bu tür belirtiler görüldüğünde, çocukların mutlaka bir omurga uzmanına yönlendirilmesi gerekmektedir. Özellikle ergenlik döneminde ortaya çıkan skolyoz, toplumda sanıldığından daha yaygındır ve kız çocuklarında erkek çocuklarına göre ilerleme riski daha yüksektir.

Skolyoz, çoğu zaman sessiz bir şekilde ilerleyen bir hastalıktır. Çocuklar ağrı hissetmedikleri için aileler durumu fark edemeyebilir. Ancak aileler, çocuklarının sırtını ayna yardımıyla kontrol ederek bu rahatsızlığı erken tespit edebilir. Çocuk ayakta öne doğru eğildiğinde sırtın bir tarafında belirgin bir yükseklik veya çıkıntı gözlemleniyorsa, skolyoz açısından değerlendirme yapılmalı ve uzman bir hekime başvurulmalıdır. Erken tanı, tedavi başarısını önemli ölçüde artırmaktadır; bu sayede birçok çocuk, korse ve egzersiz gibi yöntemlerle başarılı sonuçlar elde edebilir.

Tedavi sürecinde gelişen teknolojiler sayesinde hareket koruyucu cerrahi yöntemler uygulanabilmektedir. İpli skolyoz ameliyatı, füzyonsuz skolyoz cerrahisi olarak bilinen VBT tekniği, önemli bir seçenek olarak öne çıkmaktadır. Geleneksel ameliyatlarda omurga düzeltilerek sabitlenirken, VBT tekniğinde büyüme potansiyelinden yararlanarak eğriliğin düzeltilmesi hedeflenmektedir.

VBT yöntemi, özellikle büyümesi devam eden ve belirli özelliklere sahip skolyoz hastası çocuklarda başarılı sonuçlar elde edilmesini sağlamaktadır. Hastanın yaşı, kemik olgunluğu, eğriliğin tipi ve derecesi gibi faktörler değerlendirilmelidir. Uygun hasta seçimi, bu tedavinin başarısında kritik bir rol oynamaktadır. Skolyoz, erken dönemde çoğu zaman ağrıya neden olmadığı için gözden kaçabilir; bu nedenle 10-16 yaş arasındaki çocukların yılda en az bir kez omurga muayenesinden geçirilmesi önemlidir. Böylece erken tanı sayesinde birçok çocuk, ameliyat olmadan sağlıklı bir büyüme süreci yaşayabilir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu