Rado Seramik Saatlerinin 40 Yıllık Hikayesi ve Integral Yeniliği
Rado, 40. yılını kutlarken Integral modelini yeniden sunuyor ve seramik saatlerin evrimini gözler önüne seriyor.
İsviçre’nin Fransızca konuşulan Boncourt kasabasında yer alan yüksek sıcaklık fırınları, Rado’nun seramik saatlerinin 40. yılını kutlamak için yeniden sahneye çıkardığı Integral modelinin hikayesini anlatıyor. Bu süreç, saat dünyasında malzeme kullanımının nasıl evrildiğini de gözler önüne seriyor.
Neuchâtel’de başladığım bu yazıda, yağmurlu bir Pazar gününde Rado fabrikasındaki deneyimlerimi paylaşmak için oturdum. Bu bölge, Fransız kantonlarının etkisi altında, kendine özgü şarapları ve mimarisiyle dikkat çekiyor. Neuchâtel, marina bölgesiyle birlikte, saatçilik tarihi açısından önemli bir merkez. Buradan, ComaDur seramik üretim fabrikasına ve ardından dünyanın en büyük saat fuarı olan Watches & Wonders’a geçiş yapacağım.
ComaDur, seramik saat üretimi konusunda oldukça ilginç bir atölye. Burada, seramik hamuruyla oynar gibi bir üretim süreci yürütülüyor. Boncourt’taki bu fabrikada, 1986 yılında üretilen ve 40. yıl için yeniden tasarlanan Rado’nun ilk ileri teknoloji seramik parçalarıyla dolu bir atmosfer var. Fabrikada düzenlenen etkinlikte, basın mensuplarıyla birlikte uzun bir masa etrafında toplandık.
ComaDur fabrikası, geleneksel zanaat anlayışının dışına çıkarak, modern malzeme bilimi ile saat üretimini birleştiriyor. 1880’de kurulan bu tesis, bugün Rado için önemli bir üretim merkezi haline gelmiş durumda. Burada, zirkonyum oksit tozu ve polimer bağlayıcılar kullanılarak, yüksek basınç altında kalıplara enjekte edilen seramik parçaların üretimi gerçekleştiriliyor. Bu süreç, yaklaşık 5-6 hafta sürüyor ve sonuçta elde edilen malzeme son derece sert bir yapıya sahip oluyor.
Rado’nun “Materyallerin Ustası” ifadesi, burada somut bir anlam kazanıyor. Seramik, mühendislik seramiği olarak tasarlanmış ve günlük kullanımda konfor sağlarken, aynı zamanda son derece dayanıklı bir malzeme olarak öne çıkıyor. Rado’nun CEO’su Adrian Bosshard, yeni renklerin yaratımının sadece pigment eklemekten ibaret olmadığını, başlı başına bir malzeme geliştirme süreci olduğunu vurguluyor.
Rado, 1986 yılında Integral modelini piyasaya sürerek, ileri teknoloji seramik saatlerin seri üretimine başlayan ilk marka oldu. Bu model, dönemin estetik anlayışını yansıtan bir tasarım anlayışına sahipti. Rado’nun malzeme konusundaki takıntısı, saatçilik tarihinde önemli bir yer edinmesine neden oldu. Rado, seramik saatleriyle hem teknik hem de estetik açıdan bir statü simgesi haline geldi.
Son olarak, Rado’nun 40. yıl kutlamasında tanıtılan Integral 40-Year Anniversary Edition, sarı altın kaplama 28 mm paslanmaz çelik kasa ve parlak siyah ileri teknoloji seramik orta baklalarla dikkat çekiyor. Bu saat, Rado’nun malzeme ve form anlayışının bir yansıması olarak öne çıkıyor. Rado’nun isminin Esperanto dilinden geldiğini biliyor muydunuz?




