Ferrari’nin İlk Elektrikli Modeli Luce, 40 Milyon Dolara Satıldı
Ferrari’nin ilk elektrikli modeli Luce, açık artırmada 40 milyon dolara satılarak yeni bir rekora imza attı.
Ferrari’nin elektrikli otomobil dünyasına adım atan Luce modeli, henüz müşterilere ulaşmadan önemli bir satış başarısına imza attı. İtalyan otomobil üreticisinin tamamen elektrikli ilk modeli olan Luce’nin “Chassis 0” olarak bilinen ilk örneği, Kaliforniya’da düzenlenen RM Sotheby’s açık artırmasında 40 milyon dolara yeni sahibini buldu. Bu satış, Luce’yi açık artırmada en yüksek bedelle satılan yeni otomobil unvanına taşıdı.
Öncelikle Luce için açık artırma öncesinde 1,1 milyon dolarlık bir tahmin yapılmıştı. Ancak müzayede sırasında teklifler hızla yükseldi ve sonuç olarak otomobil 40 milyon dolara satıldı. Ferrari’nin Avrupa’daki standart Luce fiyatının yaklaşık 550 bin euro civarında olduğu düşünüldüğünde, “Chassis 0” için ödenen bu miktar oldukça dikkat çekici bir rakam olarak öne çıkıyor. Ayrıca, bu rekor satışın arkasında otomobilin ilk üretim örneği olmasının yanı sıra, açık artırmanın yardım amaçlı düzenlenmesi de önemli bir etken oldu.
Ferrari, elde edilen gelirin tamamının eğitim projelerine destek vermek amacıyla Ferrari Foundation’a aktarılacağını duyurdu. RM Sotheby’s ise bu özel satışta alıcıdan herhangi bir komisyon alınmadığını belirtti. Bu durum, satışın sadece yüksek bedeliyle değil, aynı zamanda sosyal sorumluluk taşıyan yönüyle de dikkat çekmesini sağladı.
40 milyon dolara satılan Luce, standart versiyonlardan farklı özellikler taşıyor. “Chassis 0”, Ferrari’nin kişiselleştirme programı olan Tailor Made kapsamında özel olarak tasarlandı. Bu otomobil için sadece ona özgü Madreperla Semi-Gloss gövde rengi tercih edilirken, iç mekanda Perla Le Mans metalik deri ve Grigio Corvara detayları kullanıldı. Jantlar, fren kaliperleri ve bazı dış tasarım unsurları da yine bu özel üretim için tasarlandı.
Luce, Ferrari’nin tarihinde içten yanmalı motora sahip olmayan ilk seri üretim otomobili olarak dikkat çekiyor. Dört elektrik motoruyla donatılan bu model, maksimum 310 kilometre/saat hıza ulaşabiliyor. Ferrari açısından Luce, yalnızca yeni bir model değil, aynı zamanda markanın elektrifikasyon stratejisinde de önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
40 milyon dolarlık bu satış, otomotiv dünyasında büyük yankı uyandırsa da Luce, tüm zamanların açık artırma rekorunu eline geçiremedi. Bu unvan, 1955 model Mercedes-Benz 300 SLR Uhlenhaut Coupé’ye ait olup, bu otomobil 2022 yılında 135 milyon avroya satılmıştı. Guinness Dünya Rekorları da bu aracı açık artırmada satılan en pahalı otomobil olarak kayda geçirmiştir.
Luce, Ferrari markası içinde de en yüksek açık artırma fiyatına ulaşan otomobil olma unvanını kazanamadı. 2023 yılında gerçekleştirilen bir müzayedede 1962 model Ferrari 330 LM / 250 GTO, 51 milyon 705 bin dolara satılmıştı. Böylece Luce’nin 40 milyon dolarlık satışı, farklı kategorilerdeki en yüksek satışlardan ayrı bir konumda yer alıyor. Luce, tüm zamanların en pahalı açık artırma otomobili değil, aynı zamanda en pahalı Ferrari de değil. Ancak ilk üretim örneği olması nedeniyle açık artırmada satılan en pahalı yeni otomobil unvanını elde etti.
Luce’nin tasarımı, İtalyanca “ışık” anlamına gelmesiyle birlikte, mayıs ayında Roma’da düzenlenen özel bir etkinlikte tanıtıldığında büyük tartışmalara yol açtı. Ferrari’nin geleneksel tasarım anlayışından uzaklaşması, bazı marka tutkunları tarafından eleştirildi. Ferrari’nin eski başkanlarından Luca di Montezemolo da bu model hakkında olumsuz görüş bildiren isimler arasında yer aldı ve Luce’nin Ferrari mirasına uygun olmadığını savundu.
Modelin dikkat çekici tasarımının arkasında teknoloji dünyasının önemli isimlerinden Jony Ive bulunuyor. Apple’ın eski baş tasarımcısı olan Ive’nin imzasını taşıyan Luce, Ferrari’nin klasik çizgilerinden farklı bir yaklaşım sergilediği için daha tanıtılmadan tartışma konusu oldu. Luce’nin tanıtımının ardından Ferrari hisselerinde yaşanan dalgalanmalar, bu tartışmaları finansal boyuta taşıdı. Tüm eleştirilere rağmen, 40 milyon dolarlık satış, Ferrari’nin ilk elektrikli modelinin otomotiv koleksiyonculuğu açısından önemli bir konumda olduğunu gösterdi.




