Lily Collins, Audrey Hepburn Rolü İçin Seçildi: Tepkiler Karışık
Lily Collins, Audrey Hepburn’ün hayatını konu alan filmde başrol oynayacak. Tepkiler ise sosyal medyada farklılık gösteriyor.
Lily Collins, efsanevi aktris Audrey Hepburn’un rolüne hayat vermeye hazırlanıyor. Collins, Sam Wasson’un “Fifth Avenue, 5 A.M.: Audrey Hepburn, Breakfast at Tiffany’s and the Dawn of the Modern Woman” adlı kitabından uyarlanan bir filmde Hepburn’u canlandıracak.
Film, Hepburn’un 1961 yılında çektiği “Breakfast at Tiffany’s” dönemine odaklanacak. Ancak, hayranlar bu seçimi tartışmaya açmış durumda. Bazı izleyiciler, Collins’in Hepburn’a olan benzerliğini öne çıkararak bu seçimi cesur bulurken, diğerleri ise onun bu ikonik rolü üstlenmesini eleştiriyor.
Hepburn’un oğlu Sean Hepburn Ferrer, bu casting hakkında olumlu görüşler belirtti. Ferrer, Fox News Digital’e verdiği demeçte, “Lily Collins’i çok seviyorum. Kitabın yazarı Sam Wasson benim iyi bir arkadaşım ve onun için çok mutluyum. Film henüz yapılmadığı için büyük düşüncelerim yok,” dedi.
Ferrer, annesinin “Dawn of the Modern Woman” ifadesini duyduğunda rahatsız olabileceğini, ancak bu tür övgülere her zaman temkinli yaklaştığını ifade etti. Ayrıca, annesi için hazırlanan iki film olduğunu ve bu filmin nasıl uyarlanacağı konusunda belirsizlik yaşadığını belirtti.
Sosyal medya kullanıcıları, Collins’in castingini tartışmak için platformları aktif bir şekilde kullanıyor. Bazıları, “Mükemmel seçim” derken, diğerleri ise “Sen Audrey gibi görünmüyorsun, onun yerini kimse alamaz” gibi eleştirilerde bulunuyor. Uzmanlar, Collins’in bu rolü üstlenmesinin zorluğuna dikkat çekiyor. Toronto Üniversitesi Sinema Çalışmaları Enstitüsü’nden Profesör Charlie Keil, ikonik bir figürü canlandırmanın birçok zorluk barındırdığını belirtti.
Keil, “Bir çağdaş yıldızın geçmişteki bir ikonik figürü canlandırması, birçok farklı standartla değerlendirilebilir. Audrey Hepburn gibi, birçok ünlü rolde ölümsüzleşmiş bir figür söz konusu olduğunda, bu çok daha büyük bir zorluk,” dedi.
Hepburn’un 1950’lerin zarafet standartlarını belirlediğini vurgulayan Keil, onun modanın öncüsü olduğunu ve kendine has bir ses tonuna sahip olduğunu belirtti. Hayranların, Hepburn’un bir kopyasını değil, onun ruhunu yansıtan bir performans beklediğini ifade etti.
Paul Schnee, Collins’in yeteneğinin fiziksel benzerliğinden daha önemli olduğunu belirtti. Collins’in, “Mirror Mirror” filminde Kırmızı Başlıklı Kız olarak oynadığını hatırlatan Schnee, onun yeteneğinin kökenlerinin ötesine geçtiğini vurguladı. Collins, bu projenin yaklaşık 10 yıldır üzerinde çalışıldığını ve casting haberinin ardından Instagram’da duyurduğu bir gönderide bu durumu “onur verici ve heyecan verici” olarak nitelendirdi.
Howard Fine, ikonik bir figürü canlandırmanın zorluğuna dikkat çekerek, “Eğer Austin Elvis’in taklidini yapsaydı, kariyerini sona erdirebilirdi. Oyuncu, karakterin içindeki duyguyu bulmalı,” dedi. Hepburn’un kendine has sesi ve konuşma tarzının, Collins’in ustalaşması gereken unsurlar arasında olduğunu belirtti.
Fine, oyuncunun taklitten kaçınması ve bu davranışın arkasındaki ruhu bulması gerektiğini vurguladı. Oyuncuların, “Karakter olarak kimim ve bu karakteri içimde nasıl bulabilirim?” sorusunu sormaları gerektiğini ifade etti.




