Pentagon, İsrail’in Casusluk Faaliyetlerine Karşı Tetikte
Pentagon, İsrail’in ABD’li yetkililere yönelik casusluk faaliyetleri nedeniyle alarm durumuna geçti.
ABD basınında yayımlanan haberlere göre, Pentagon, İsrail hükümetinin ABD’li yetkililere yönelik casusluk faaliyetlerini artırması sebebiyle alarm durumuna geçti. NBC News ve New York Times gibi medya organları, adı açıklanmayan ABD’li yetkililere dayanarak, İsrail’e dair karşı istihbarat tehdit seviyesinin en üst düzeye çıkarıldığını bildirdi. İddialara göre, bu karar, ABD’nin İran ile yürüttüğü barış müzakerelerinin İsrail tarafından dinlenmiş olabileceği düşüncesiyle alınmış.
Son dönemde hazırlanan istihbarat raporları, İsrail istihbaratının, İran ile barış anlaşması müzakere eden Amerikalı yetkilileri dinlediğine dair endişeleri gündeme getirdi. Bu durum, İsrail’in oluşturduğu karşı istihbarat tehdidine dair kaygıların arttığı bir dönemde ortaya çıktı.
Dinleme Girişimleri ve Yüksek Düzeyde Tehdit
İstihbarat raporlarında, İsrail’in ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Savunma Bakanlığı Müsteşarı Elbridge Andrew Colby ve diğer üst düzey yetkilileri dinleme girişimlerine dair kaygılar yer aldı. Uzun zamandır birbirlerinin faaliyetlerini izleyen ABD ve İsrail, bu duruma belirli bir ölçüde göz yummaktaydı. Ancak bazı ABD’li yetkililer, İsrail’in İran ile yürütülen görüşmelerde ABD’nin pozisyonlarını öğrenme çabalarını “çizginin aşılması” olarak değerlendirdi.
Savunma İstihbarat Teşkilatı (DIA) ve diğer askeri istihbarat birimleri tarafından hazırlanan rapor, İsrail’in oluşturduğu karşı istihbarat tehdidi seviyesinin son haftalarda “yüksek” düzeyden “kritik” seviyeye yükseltildiğini ortaya koydu. Savunma Karşı İstihbarat ve Güvenlik Ajansı’nın (DCSA) katkıda bulunduğu bu rapor, İsrail’in ABD askeri personeli ve hükümet yetkilileri hakkında yürüttüğü casusluk faaliyetlerini detaylandırdı.
Gizli Yazılımlar ve Güvenlik Tedbirleri
Raporda, İsrail’de görev yapan ABD’li savunma personelinin telefonlarına gizli yazılımların yüklendiği tespit edildi. Üst düzey bir yetkili, Trump yönetiminin ikinci döneminde İsrail’in üst düzey ABD’li yetkililere yönelik istihbarat toplama faaliyetlerindeki agresifliğin “kontrolden çıkmış” bir seviyeye ulaştığını ifade etti. Yetkililer, Amerikan askeri personelinin, bu casusluk faaliyetlerinden korunmak amacıyla çeşitli güvenlik prosedürleri uyguladığını belirtti. Özellikle İsrail’e seyahat ederken bu tedbirlerin sıkılaştırıldığı vurgulandı.
Rapor, Joe Biden yönetiminin İsrail’e yönelik Gazze Şeridi’ndeki saldırılarını sınırlama yönünde baskı yaptığı 2024 yılının sonlarında karşı istihbarat olaylarının arttığını ortaya koydu. Bu olaylar, Trump yönetiminin İran’a yönelik saldırı seçeneklerini değerlendirdiği 2025 yılı boyunca da devam etti.
Geçmişteki Olaylar ve İddiaların Ciddiyeti
Son yıllarda yaşanan bazı olaylar da raporda yer aldı. 2021 yılında, İsrailli askeri istihbarat subaylarının Savunma İstihbarat Teşkilatı merkezine dinleme cihazları yerleştirirken yakalandığı, geçtiğimiz yıl ise İsrail iç istihbarat teşkilatı Shin Bet yetkililerinin bir Amerikan gizli servis aracına dinleme cihazı yerleştirmeye çalıştıkları tespit edildi. Adı açıklanmayan birçok mevcut ve eski yetkili, İsrail’e dair karşı istihbarat uyarısının sürpriz olmadığını belirtti.
ABD ve İsrail’in İran’a karşı ortak saldırılar başlattığı ve askeri faaliyetlerin daha önce hiç olmadığı kadar koordineli yürütüldüğü bir dönemde, İsrail’in Trump’ın İran’a yönelik stratejisine dair içgörüler elde etmeye çalıştığı ifade edildi. Trump, İran ile barış arayışını sürdürürken, Netanyahu’nun İran’ın kabiliyetlerini zayıflatma ve Hizbullah’a yönelik saldırıları sürdürme isteği nedeniyle ABD-İran arasında gerginlik yaşandığı öne sürüldü.
İsrail Büyükelçiliği’nden Yalanlama
İsrail’in Washington Büyükelçiliği, Tel Aviv’in ABD için bir karşı istihbarat tehdidi oluşturduğu iddialarını reddetti. Açıklamada, İsrail’in ABD’li yetkililer ve kurumlar hakkında casusluk yapmadığı savunuldu. Ayrıca, Trump’ın Netanyahu ile yaptığı görüşmede, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırı planları nedeniyle ağır eleştirilerde bulunduğu ve küfürlü ifadeler kullandığı iddia edildi. Trump, Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında bu iddiaları doğrulayarak, Netanyahu ile olan samimiyetine atıfta bulundu.




