Deprem Bölgesinde Hava Kirliliği Yasal Sınırları Aşıyor

Deprem bölgesinde hava kalitesi, yasal sınırların üzerinde seyrediyor. Ölçümler, kirliliğin ciddi boyutlara ulaştığını gösteriyor.

Kahramanmaraş ve Hatay’da meydana gelen yıkıcı depremlerin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen, bölgede hava kalitesi hala ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Elbistan’da 128,27, Malatya’da 111,73 ve Osmaniye’de 111,23 mikrogram/metreküp olarak ölçülen yıllık ortalama PM10 değerleri, hava kirliliğinin boyutlarını gözler önüne seriyor.

Yaraların sarılması ve kalıcı konutların inşası için yürütülen çalışmalar devam ederken, hava kirliliği ve toz yoğunluğu sorunları da sürüyor. Enkaz kaldırma işlemleri, inşaat faaliyetleri ve artan araç trafiği, hava kalitesini olumsuz etkileyen başlıca faktörler arasında yer alıyor. Depremden etkilenen bölgelerde yaşayan on binlerce insan için hava kirliliği, hala önemli bir sorun olarak gündemde kalmaya devam ediyor. Bu bağlamda, ‘Temiz Hava Hakkı Platformu’ tarafından hazırlanan hava kalitesi değerlendirmesi raporu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın verilerine dayanarak, hava kirliliğinin yasal sınırların üzerinde seyrettiğini ortaya koydu.

Sınır Değer Aşıldı

Bakanlık tarafından belirlenen yıllık ortalama PM10 sınır değeri 40 mikrogram/metreküp olarak belirlenmişken, 2025 yılına ait ölçümlerin ortalaması, deprem bölgesindeki birçok kentte bu eşik değerin aşıldığını göstermektedir. Yapılan istatistiksel analizler, Elbistan-Kahramanmaraş hattında PM10 düzeylerinin sınır değerinin 3.2 katına çıktığını, Malatya ve Osmaniye’de bu oranın 2.8 kat olarak ölçüldüğünü ve Hatay’da ise sınır değerin 2.5 katı seviyesinde kaydedildiğini ortaya koymaktadır. Bu veriler, özellikle enkaz kaldırma, yıkım ve inşaat faaliyetlerinin yoğun olduğu alanlarda hava kalitesinin istenen düzeye ulaşmadığını göstermektedir.

Hatay’da Kirlenme Sorunu

Yapılan ölçümlerin ortalamasına göre, Hatay İskenderun Merkez’de yıllık ortalama PM10 değeri 98,5 mikrogram/metreküp olarak kaydedilmiştir. Hatay İskenderun genelinde ise bu değer 80,21 mikrogram/metreküp olarak belirlenmiştir. Osmaniye’de 111,23 mikrogram/metreküp ile dikkat çekerken, Osmaniye Kadirli’de bu değer 72,75 mikrogram/metreküp olarak ölçülmüştür. Adıyaman’da ise yıllık ortalama 37,1 mikrogram/metreküp ile diğer illere göre daha düşük bir seviye görülse de, bölgenin genel tablosunda sınır değere oldukça yakın bir seyir izlenmektedir. Malatya’da 111,73 mikrogram/metreküp’lük ortalama ölçülürken, Kahramanmaraş Elbistan’da 128,27 mikrogram/metreküp ile bölgedeki en yüksek yıllık ortalama değer kaydedilmiştir. Kahramanmaraş Onikişubat ilçesinde ise ortalama PM10 seviyesi 66,52 mikrogram/metreküp olarak ölçülmüştür.

Mevzuata Uygun Çalışılmalı

Temiz Hava Hakkı Platformu Koordinatörü Deniz Gümüşel, elde edilen verileri değerlendirirken, hava kalitesinin düzenli bir şekilde izlenmesi ve ölçüm sonuçlarının kamuoyuyla şeffaf bir biçimde paylaşılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, daha ince partikül maddeler olan ve sağlık üzerinde ciddi etkileri olabilen PM2.5 ölçümlerine derhal başlanması gerektiğini belirtti. Enkaz depolama ve ayrıştırma alanlarının yerleşim yerlerinden uzak tutulması ve yeniden inşa sürecinin toz yönetimi teknikleriyle mevzuata uygun olarak yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

Risk Grubunu Etkiliyor

Eski Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarlarından Prof. Dr. Mustafa Öztürk, deprem bölgesindeki hava kirliliğinin devam ettiğini belirterek, teknik standartlara uygun bina yıkımlarının yapılmaması, enkazların çevresel önlemler alınmadan kaldırılması ve molozların düzensiz bir şekilde depolanmasının toz kirliliğine yol açtığını ifade etti. Özellikle bebekler, çocuklar, hamileler, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan bireylerin bu kirlilikten daha fazla etkilendiğini vurguladı. PM2.5’in akciğerlerin derin bölgelerine ulaşabilme kapasitesinin ve sağlık üzerindeki olumsuz etkilerinin daha ağır olduğunu belirtti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu