Lexus, Türkiye’de 10. Yılını Güçlü Bir Şekilde Kutluyor
Lexus, Türkiye’deki 10. yılını kutlarken, büyüyen bayi ağı ve genişleyen model yelpazesiyle dikkat çekiyor.
Premium otomobil üreticisi Lexus, Türkiye pazarındaki 10. yılını geride bıraktı. Markanın Türkiye’deki varlığı, sadece bir satış operasyonu olmanın ötesine geçerek, uzun vadeli yatırım ve sürdürülebilir büyüme stratejilerinin önemli bir parçası haline geldi.
2016 yılında İstanbul’daki showroomu ile Türkiye pazarına adım atan Lexus, son on yıl içinde genişleyen model yelpazesi, artan bayi ağı ve müşteri deneyimine odaklı yaklaşımıyla premium otomobil segmentinde güçlü bir konum elde etti.
Lexus, Türkiye’deki varlığını otomobil satışlarının ötesine taşıyarak bir yaşam tarzı sunma hedefi güdüyor. Müşteri deneyimini, satış ve satış sonrası hizmetler ile Lexus’a özgü ayrıcalıkların birleşimi ile zenginleştirerek, markanın Türkiye’deki uzun vadeli vizyonunu pekiştiriyor.
Lexus’un Türkiye’deki hikayesi, 10 yıl önce global ölçekte önemli modelleri olan IS, GS, LS sedanları ile NX ve RX SUV’lar ve RC coupe modellerinin tanıtılmasıyla başladı. Günümüzde ise, premium segmentteki standartları belirleyen çeşitli modeller sunmaya devam ediyor.
Marka, B-SUV modeli LBX ile birlikte D-SUV modeli NX ve E-SUV modeli RX’in satışını gerçekleştiriyor. Ayrıca, lüks minivan modeli LM Hybrid de ürün yelpazesinin önemli bir parçası olarak dikkat çekiyor. 2026’dan itibaren yeni nesil üst düzey ES sedan modeli de satışa sunulacak.
Lexus Türkiye, son on yıl içinde yalnızca model çeşitliliğini değil, aynı zamanda hizmet altyapısını da güçlendirdi. Genişleyen bayi ağı, Lexus kullanıcılarına kapsamlı bir deneyim sunuyor. Geçtiğimiz yıl Adana’da Lexus Seyhan Showroomu’nu açan marka, Mart ayında Antalya bayisini de faaliyete geçirecek.
Japon misafirperverlik anlayışı olan Omotenashi ile oluşturulan Lexus showroomları, her müşterisine kendini evinde hissettirecek, kişisel ve ayrıcalıklı bir deneyim sunacak şekilde tasarlandı. Lexus, genişleyen satış hizmetlerinin yanı sıra, satış sonrası hizmetlerde de güçlü bir iddia ortaya koyuyor. Türkiye genelinde 60’a yakın servis noktası ile Lexus, müşterilerine hemen hemen her yerde satış sonrası servis hizmeti sunuyor.
Lexus, hem otomobilleriyle hem de sunduğu hizmetlerle müşterilerine “Lexus ayrıcalığını” hissettiriyor. Premium sınıfta bulunmayan birçok hizmet sunarak farkını ortaya koyan marka, çalışma saatleri dışında showrooma gelmek isteyenlere randevuyla 7 gün 24 saat hizmet veriyor. Müşteriler, randevu ile showroomları istedikleri zaman ziyaret edebilirken, test sürüşü de gerçekleştirebiliyorlar.
Markanın dikkat çeken bir diğer hizmeti, her müşterinin özel bir danışmanının olması. Müşteriler, otomobil ile ilgili her türlü ihtiyaçlarında bireysel danışmanlarına ulaşabiliyorlar. Ayrıca, Lexus, müşterilerine özel TIR’lar ile araç transferi hizmeti sunarak, otomobil sahiplerinin seyahatlerinde araçlarının keyfini çıkarmalarına olanak tanıyor.
Lexus’un sunduğu bir diğer ayrıcalık ise Garanti ON ile birlikte 10 yıla kadar garanti imkanı. Lexus müşterileri, sadece yıllık periyodik bakımlarını yaptırarak bu hizmetten yararlanabiliyorlar ve ek ücret ödemiyorlar. Garanti ON sayesinde, periyodik bakımını Lexus’un servis noktalarında yaptıran kullanıcılar, gerekli şartları sağlamaları durumunda araçlarını 1 yıl / 15.000 km ya da 1 yıl / 10.000 km ek garanti sistemine dahil edebiliyorlar.
Lexus, sadece bir otomobil markası olmanın ötesine geçerek yaşam tarzı markası olarak da öne çıkıyor. Tasarım, gastronomi, sanat ve spor gibi alanlarda gerçekleştirilen iş birlikleri ve etkinlikler, markanın farklı dünyalarla olan bağlantısını güçlendiriyor.
Profesyonel tenis dünyasının en üst düzey organizasyonlarından biri olan ATP Tour ile başarılı bir iş birliği gerçekleştiren marka, Milano Tasarım Haftası ve Venedik Film Festivali gibi birçok etkinlikte de yer alıyor. Bu yaklaşım, Lexus’un premium otomobil anlayışını bir yaşam tarzı deneyimi ile birleştiren felsefesinin önemli bir parçası olarak dikkat çekiyor.
Lexus, geleceğe yönelik vizyonuyla da iddialı bir duruş sergiliyor. 1989 yılında dünyanın en iyi otomobillerini üretme anlayışıyla kurulan marka, “Discover” yani “Keşfet” temasıyla premium segmenti şekillendirmeye devam edeceğini vurguluyor.
Bu yeni dönem, Lexus’un “benzersiz Lexus deneyimini” daha geniş bir perspektife taşıyarak, modern lüks kavramını yeniden tanımladığı bir dönüm noktası olacak. Lexus, otomotiv dünyasının ötesine geçerek ürün, hizmet, deneyim ve yaşam tarzlarını kapsayan bir dönüşüm yolculuğu sunmayı hedefliyor. Böylece marka, premium segmentte yenilikçi ve keşfetmeye dayalı bir vizyonla ilerlemeyi planlıyor.
Lexus’un “Discover” vizyonu, yalnızca mobiliteyi değil, insanların yaşamlarını nasıl tasarladıklarını da yeniden şekillendirmeyi amaçlıyor. Marka, bağımsız ve lüks bir yaşamın sınırlarını genişleten, kullanıcıların kendi dünyalarını “keşfetmelerine” olanak tanıyan inovasyonlar geliştirmeye devam ediyor.
Lexus, bu vizyonu yansıtan altı tekerlekli Lexus LS Concept modelini sergileyerek geleceğin mobilitesini şekillendiriyor. Ayrıca LS Concept’ten ilham alan LS Coupe Concept, LS Micro Concept ve LS Sport Concept modelleri ile farklı müşteri ihtiyaçlarına yönelik yeni amiral gemisi yaklaşımını sunuyor.
Marka, yalnızca otomobil konseptleriyle değil, mobiliteyi yaşam tarzına dönüştüren projeleriyle de öne çıkıyor. “Discover Freedom” vizyonu kapsamında tanıtılan Lexus Catamaran, yapay zeka destekli ve sürdürülebilir enerjiyle çalışan bir deniz aracı olarak dikkat çekiyor. Joby Aviation ile geliştirilen eVTOL hava aracı prototipi ise bireysel hava mobilitesine yönelik çalışmaların bir parçası. Lexus ayrıca elektrikli aracın evin enerji sistemine entegre olduğu Lexus Home mimari konsepti ve kara-deniz-hava ulaşımını bir araya getiren sosyal yaşam alanı Lexus Hub ile otomobilin ötesine geçen bütünsel bir “lüks ekosistem” vizyonunu ortaya koyuyor.




