Savunma Harcamalarındaki Artış, Makine Sektörünü Umutlandırıyor

Savunma harcamalarındaki artış, Türkiye’nin makine sektöründe büyük bir yatırım potansiyeli oluşturuyor.

HÜSEYİN GÖKÇE/ANKARA

Türkiye’nin makine ihracatı, yılın ilk altı ayında yüzde 1.7 oranında artarak 13.8 milyar dolara ulaştı. Bu artış, bölgedeki savaşın etkileri ve Avrupa’daki talep daralmasına rağmen gerçekleşti. Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, savunma ve güvenlik harcamalarındaki artış hedeflerinin, küresel harcama dinamiklerinin imalat sanayisine büyük bir sipariş ve yatırım dalgası getirebileceğini ifade etti.

Yılmaz, ihracattaki artışa rağmen birim fiyatların yüzde 11 yükselerek kilogram başına 8.7 dolara çıktığını belirtti. Almanya, Türkiye’nin en büyük ihracat pazarı olmaya devam ederken, bu ülkeye yapılan ihracat yüzde 8.7 artarak 1.7 milyar dolara yükseldi. ABD pazarındaki ihracat ise yüzde 33.9 oranında artış göstererek 1.2 milyar dolara ulaştı. Yılın ilk yarısında türbin, turbojet ve hidrolik ürün gruplarında yüzde 25.6 ile en yüksek artış yaşanırken, deri işleme makineleri ihracatında ise yüzde 35.6 ile en fazla düşüş gözlemlendi.

Dünya genelindeki ekonomik belirsizliklerin kalıcı hale geldiğini dile getiren Yılmaz, ABD ile İran arasındaki diplomatik ilişkilerin sürekli değişkenlik göstermesinin, jeopolitik krizlerin artık geçici değil, kalıcı bir gerçeklik haline geldiğini vurguladı. Avrupa ekonomisinin bu belirsizlik sürecinde sanayi dönüşümü gerçekleştirmeye çalıştığını ve bu durumun Almanya gibi sanayinin merkezi konumundaki ülkelerdeki yapısal sorunları derinleştirdiğini belirtti.

NATO zirvesinde yapılan çok uluslu tedarik anlaşmalarının, küresel ekonominin ‘güvenlik odaklı yeni bir endüstriyel tahkimat’ dönemine girdiğini gösterdiğini ifade eden Yılmaz, savunma ve güvenlik harcamalarının 2035 yılına kadar milli gelirin yüzde 5’ine çıkarılmasının, büyük bir sipariş ve yatırım potansiyeli sunduğunu belirtti. Bu durumun, Avrupa endüstrisi için yeni bir büyüme stratejisi işlevi göreceğini vurguladı.

Yılmaz, Türk makine sektörünün küresel askeri-sanayi hiyerarşisinde daha üst düzey bir konuma yükselmesi için tarihi bir fırsat sunduğunu belirtti. Savunma sanayine yönelik yüksek standartların, sivil üretim hatlarının kalitesini artıracağını ve bilgi güvenliği ile yönetim sistemleri standartlarının üreticilerin siber güvenlik yeteneklerini güçlendireceğini ifade etti. KOBİ’ler için başlangıçta zorlayıcı görünen sertifikasyon süreçlerinin, makine imalat sanayisinin teknolojik standartlarını kalıcı olarak yükselteceğini ve küresel pazarda ikame edilemez kılacağını sözlerine ekledi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu