İBB’nin İhaleleri TBMM Gündeminde: Usulsüzlük İddiaları Araştırılacak

CHP’li Tanrıkulu, İBB’nin geçmiş dönem ihaleleriyle ilgili TBMM’ye soru önergesi sundu. Usulsüzlük iddiaları araştırılacak.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanıtlaması için Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na sunduğu soru önergesinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) dönemindeki ihalelerinin yalnızca münferit usulsüzlük iddialarıyla sınırlı kalmadığını, aksine sistematik bir ihale yapısının varlığına dikkat çekti.

Tanrıkulu, kamu kaynaklarının hangi şirketlere, hangi yöntemlerle ve hangi maliyetlerle aktarıldığını tüm yönleriyle ortaya koymanın önemine vurgu yaparak, Recep Tayyip Erdoğan, Ali Müfit Gürtuna ve Kadir Topbaş dönemlerine dair çeşitli sorular yöneltti.

Önergesinde, bu dönemlerde en fazla ihale alan ilk 50 şirketin kimler olduğunu, bu şirketlerin aldığı ihale sayısını ve toplam bedelini sordu. Ayrıca, bu şirketler arasında kamuoyunda sıkça duyulan yüklenici firmaların hangileri olduğunu da merak etti.

Açık ihale, belli istekliler arasında ihale, pazarlık usulü ve doğrudan temin yöntemlerinin oranlarını sorgulayan Tanrıkulu, 21/b pazarlık usulü ile yapılan ihalelerin sayısı ve toplam tutarının yanı sıra doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirilen alımların büyüklüğünü de talep etti.

İBB’nin iştirakleri üzerinden alınan ihalelerin sayısı ve tutarını soran Tanrıkulu, bu iştiraklerin aldığı işleri alt yüklenicilere devretme oranını ve alt yüklenici firmaları da öğrenmek istedi. Ayrıca, 5216 sayılı Kanun kapsamında ihalesiz devredilen işletme haklarının hangi şirketlere verildiğini ve bu şirketlerin üçüncü kişilere devrettiği işleri de gündeme getirdi.

Sayıştay raporlarında tespit edilen ihale usulsüzlüklerinin toplam sayısını ve bu bulgularla ilgili kaç idari işlem yapıldığını sordu. Rekabetin oluşmadığı ihalelerin toplam tutarını da merak eden Tanrıkulu, ihale alan şirketlerin ortaklık yapılarının incelenip incelenmediğini ve bu şirketlerin kamu yöneticileri veya siyasi aktörlerle bağlantılarının araştırılıp araştırılmadığını sordu.

Kamu zararı tespit edilen ihale usulsüzlükleri nedeniyle oluşan zararın ne kadar olduğunu ve bu zararların tahsiline yönelik bir işlem yapılıp yapılmadığını da öğrenmek istedi. Ayrıca, aynı şirketin bir yıl içinde kazandığı ihale sayısında bir üst sınır olup olmadığını sorguladı.

İhalelerde belirli şirketlerin toplam ihale hacmi içindeki payının ne kadar olduğunu ve ilk 10 şirketin toplam ihale hacminin ne kadarını oluşturduğunu soran Tanrıkulu, pazarlık usulü ihalelerde davet edilen firmaların nasıl belirlendiğini ve bu firmaların tekrar etme oranını da merak etti.

Yaklaşık maliyetlerin belirlenmesinde kullanılan yöntemleri ve yaklaşık maliyet ile ihale bedeli arasındaki farkın yüzde 1’in altında olduğu ihale sayısını sorgulayan Tanrıkulu, bu durumun rekabet eksikliği göstergesi olarak değerlendirilip değerlendirilmediğini de gündeme getirdi.

İptal edilen ihalelerin hangi gerekçelerle yeniden yapıldığını ve iptal sonrası aynı firmaların ihaleyi kazanıp kazanmadığını da sordu. İhaleyi alan şirketlerin işi alt yüklenicilere devretme oranını ve alt yüklenici firmalar ile ana yükleniciler arasında ortaklık ilişkisi olup olmadığını da merak etti.

İSPARK, İSTAÇ ve KİPTAŞ gibi iştirakler üzerinden yapılan alımların toplam büyüklüğünü ve bu iştiraklerin doğrudan ihale dışı alım yaptığı durumların tespit edilip edilmediğini sorgulayan Tanrıkulu, aynı işin parçalara ayrılarak farklı tarihlerde alındığı durumların sayısını da öğrenmek istedi.

İç denetim birimlerinin bu ihaleleri denetleyip denetlemediğini ve tespit edilen eksikliklerin raporlanıp raporlanmadığını soran Tanrıkulu, uluslararası ihaleye çıkılan iş sayısını ve yabancı firmaların kazandığı ihale sayısını da merak etti.

İhale sonrası sözleşme bedeli artırılan iş sayısını ve bu artışların toplam maliyetini sorgulayan Tanrıkulu, yüzde 20’nin üzerinde artış yapılan ihaleleri de gündeme getirdi. 21/b kapsamında yapılan ihalelerde ivedilik gerekçelerinin nasıl oluşturulduğunu ve bu gerekçelerin sonradan denetimden geçip geçmediğini de sordu.

İhale komisyonlarında görev alan kişilerin kimler olduğunu ve aynı kişilerin tekrar eden şekilde komisyonlarda görev alıp almadığını merak eden Tanrıkulu, ihale alan şirketlerin vergi ve SGK borçlarının kontrol edilip edilmediğini de gündeme getirdi.

Son olarak, ihale süreçlerinden kaynaklanan toplam kamu zararının kalem kalem ne olduğunu ve bu zararlar için rücu işlemi yapılıp yapılmadığını sorgulayan Tanrıkulu, tüm ihalelerin kamuya açık bir veri tabanının mevcut olup olmadığını ve ihale verilerinin makine okunabilir formatta paylaşılmasının planlanıp planlanmadığını da sordu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu