Türk Eğitim-Sen’den Proje Okulları ve Ek Zam Talepleri

Türk Eğitim-Sen, proje okullarındaki atamaların keyfiliğine son verilmesini ve memurlara ek zam yapılmasını talep etti.

Türk Eğitim-Sen Genel Başkan Yardımcısı İrfan Kılınçer, proje okullarındaki öğretmen ve yönetici atamalarında yaşanan keyfi uygulamaların sona erdirilmesi gerektiğini vurguladı. Kılınçer, atamaların daha objektif kriterlere dayandırılması gerektiğini ifade etti.

Sinop ve Konya’da eğitim çalışanlarıyla bir araya gelen Kılınçer, eğitim sisteminde karşılaşılan sorunları ve memur ile emeklilerin ekonomik kayıplarını gündeme taşıdı. TÜİK tarafından açıklanan 2026 Nisan ayı enflasyon verilerine dikkat çeken Kılınçer, yıllık enflasyon oranının yüzde 32,37’ye yükseldiğini belirterek, temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat artışlarının memur ve emeklileri zor durumda bıraktığını söyledi.

İlk dört ayda gerçekleşen yüzde 14,64’lük enflasyonun, maaş artışlarını büyük ölçüde erittiğini dile getiren Kılınçer, memur ve emeklilere acilen ek zam yapılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, refah payının kalıcı hale getirilmesi, enflasyon farkının aylık olarak yansıtılması ve gelir kayıplarının telafi edilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

Kılınçer, proje okullarındaki atamaların şeffaf ve ölçülebilir kriterlere göre yapılması gerektiğini belirtti. Bu okulların Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olduğunu hatırlatarak, ‘Proje okulları Uganda’nın okulları değildir, MEB’e bağlı okullardır’ dedi.

Milli Eğitim Akademisi tarafından yürütülen yönetici yetiştirme programına da değinen Kılınçer, yüz yüze uygulamanın bazı yöneticiler için mağduriyet yarattığını ifade etti. Hac görevi, sağlık sorunları ve ailevi nedenlerle programa katılamayan yöneticiler için telafi eğitimi ve uzaktan eğitim modelinin uygulanmasını talep etti.

Mevcut norm kadro yönetmeliğinin günümüz eğitim ihtiyaçlarını karşılamadığını belirten Kılınçer, normların 15 saat esasına göre belirlenmesi, bölge normu uygulamasının kaldırılması, şube sayılarının artırılması ve rehber öğretmen normlarının yeniden düzenlenmesi gerektiğini dile getirdi.

Üniversitelerde görev yapan akademik ve idari personelin aile birliğinin korunması amacıyla kurumlar arası tayin hakkına sahip olması gerektiğini savunan Kılınçer, bu konuda yasal düzenleme yapılmasını istedi. Ayrıca, yüksek lisans yapan personele yüzde 20, doktora yapan personele ise yüzde 40 oranında ek özel hizmet tazminatı verilmesini önerdi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu