Dervişoğlu: Güvenlik İhtiyacı Sürekli Olacak

İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, güvenlik ihtiyacının sürekli olacağını vurguladı ve uluslararası ilişkilerdeki değişimleri değerlendirdi.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partinin Siyaset Akademisi’nin açılış dersinde önemli açıklamalarda bulundu. Dervişoğlu, Ukrayna, Gazze ve İran’daki gelişmelerin yarattığı karamsarlığın çözüm olmadığını belirterek, “Biz karamsar değiliz. Değişimler hız kazandı, ancak bu hızlı değişimlerin arka planına bakmak ve bu tespitlerle yetinmek yeterli değil. Evrensel normlar olarak kabul edilen birçok ilke giderek itibarsız hale geliyor. Uluslararası hukuk göz ardı ediliyor ve küresel ticaret koruma duvarlarıyla sınırlanıyor. Bu durum, güvenlik kaygılarını artırıyor. Çatışma bölgelerinin uzağında olduğu düşünülen ülkeler bile askeri harcamalarını artırıyor. Diplomatik kurallar hiçe sayılıyor ve gerilimler hızla tırmanıyor” dedi.

Dervişoğlu, güvenlik kaygılarının artmasıyla birlikte, güçlü ve rasyonel hükümetlere olan ihtiyacın da arttığını vurguladı. “Güvenlik öncelendiğinde, hükümetlerin bu gücü hoyratça kullanma olasılığı da yükseliyor. Kaos ve belirsizlik, toplumları hem korkutuyor hem de hükümetlerin propagandasına açık hale getiriyor. Hükümetler, güvenlik gerekçeleriyle denge ve denetim mekanizmalarını ortadan kaldırabilir ve toplumun güvenlik ihtiyaçlarını istismar edebilir. Bu durum, kutuplaşmayı artırır ve iç siyaseti dış politikaya malzeme haline getirir. Kutuplaşma, ülkelerde kırılganlık yaratır ve bu da daha sert iktidarları doğurur. Sonuç olarak, kazanan her zaman yayılmacı ve yıkıcı unsurlar olur” diye ekledi.

Dervişoğlu, güvenlik ihtiyacının yanı sıra, toplumsal dayanışma ve milli kimliğin önemine de dikkat çekti. “Hukuki eşitlik, cinsiyet eşitliği ve fırsat eşitliği, toplumsal bütünlük ve milli dayanışma için gereklidir. Bu noktada yurttaş eşitliği esas olmalıdır. Türkiye olarak, bu risk ve belirsizliklerin neresindeyiz? Son 100 yıldır farklı bir yerde değiliz. Anadolu coğrafyasındaki varlığımız sürdükçe, güvenlik ihtiyacı da devam edecektir. Ancak özgürlüğü güvenliğe, güvenliği refaha tercih eden bir anlayışa sahip olmamalıyız. Denge, devletin gücünde ve toplumsal meşruiyette istikrar sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu, kalkınma konusuna da değinerek, “Güvenlik ihtiyacı kadar refah ihtiyacı da iç siyaset ve uluslararası ilişkileri etkileyen bir faktördür. Uluslararası ticaretin geleceği, gümrük duvarları ve kotalara bağlı hale geliyor. Bu bağımlılığı yok sayamayız. Ancak bağımlılığı azaltmak ve avantaja çevirmek mümkündür. İleri teknoloji üreten ülkeler bu durumu göstermektedir. Kalkınmayı üretimden ayırmamak esastır. Merkez Bankası’nın faiz politikası yerine, bütüncül bir kalkınma paradigmasına ihtiyacımız var. Yıkıcı değer üretiminden uzaklaşarak, yüksek katma değerli teknoloji ve sanayi üretimine yönelmeliyiz” şeklinde konuştu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu