Nihat Özdemir: Sanatın ve Tevazunun İzinde Bir Miras
Nihat Özdemir, sanata olan bağlılığını ve Limak Filarmoni Orkestrası’nın yolculuğunu paylaşıyor.
Limak Holding’in Onursal Başkanı Nihat Özdemir, Ressam ve Akademisyen Dr. Seval Özcan ile gerçekleştirdiği röportajda sanatın ve sivil toplumun önemine vurgu yaptı. Yoğun iş temposuna rağmen sanata zaman ayırmanın gerekliliğini dile getiren Özdemir, Limak Filarmoni Orkestrası’nın uluslararası başarılarını ve kişisel yaşam felsefesini de paylaştı.
Özdemir, sanatı tanımlarken, “Sanat, bir topluma nefes aldıran, olaylara farklı bir bakış açısıyla yaklaşmamızı sağlayan, estetik duygumuzu zenginleştirip ufkumuzu açan çok kıymetli bir hazinedir” ifadelerini kullandı. Türkiye ve dünyada en çok beğendiği müzeler arasında İstanbul’daki Topkapı Sarayı, Moskova’daki Puşkin Müzesi, Paris’teki Louvre Müzesi, Saint Petersburg’daki Hermitage Müzesi ve New York’taki Metropolitan Müzesi’ni saydı.
Özdemir, kişisel bir sanat koleksiyonu olmadığını ancak kızı Ebru Özdemir’in modern sanat eserleri topladığını belirtti. Bu eserlerin ofislerinde sergilendiğini ve ziyaretçilerin beğenisini kazandığını ifade etti. Özdemir, “Kızım Ebru, genç sanatçılara destek vermeyi de bir sorumluluk olarak görüyor” dedi.
Sanat fuarları ve bienallerle ilgili özel bir takipte bulunmadığını belirten Özdemir, Limak Vakfı bünyesindeki Limak Filarmoni Orkestrası’nın konserlerine katılmaya özen gösterdiğini vurguladı. Orkestranın geçmişteki etkinlikleri arasında Zeki Müren Şarkıları ile Türkiye’nin 12 şehrinde gerçekleştirdikleri konserler ve dünya çapında ünlü sanatçıları Türkiye’ye getirmeleri yer alıyor.
Sanatın en çok etkilediği alanın müzik olduğunu söyleyen Özdemir, sevdiği sanatçıların konserlerine katılmaktan büyük keyif aldığını belirtti. Çocuklarına ve torunlarına sanat sevgisini kazandırmak için zaman yönetiminin önemine dikkat çekti. “İşinizi en iyi şekilde yapın, ancak sanata ve sosyal konulara da zaman ayırın” şeklinde bir tavsiyede bulundu.
Hayatta hiçbir şey için “keşke” demediğini vurgulayan Özdemir, her durumu ciddiyetle ele alarak ilerlediğini ifade etti. “Bunda da bir hayır vardır” anlayışıyla hareket ettiğini belirtti. Hayat felsefesinin temelini ise çok çalışmak, zorluklar karşısında pes etmemek ve tevazuyu korumak olarak tanımladı.
Golf oynamaya başladığında bu sporu seveceğini düşünmediğini söyleyen Özdemir, zamanla golfün disiplin ve strateji gerektiren bir spor olduğunu keşfettiğini belirtti. Yeni meydan okumaların insanı zinde tuttuğuna inandığını ifade etti.
Son olarak, Türk halkının sanata ve spora verdiği değerin artmasını temenni eden Özdemir, sanatın toplumlar için iyileştirici ve birleştirici bir güç olduğunu vurguladı. Sanatın, ülkenin zenginliğini geleceğe taşıyan en değerli unsurlardan biri olduğunu sözlerine ekledi.




