Kadıköy’de Cami Projesi İçin Onay Alındı
Kadıköy sahilinde inşa edilmek istenen cami projesi, kritik bir aşamayı geride bıraktı ve onay aldı.
Kadıköy sahilinde, deniz dolgu alanında inşa edilmesi planlanan cami projesi, önemli bir aşamayı geride bıraktı. Projenin Avan Projesi, İstanbul 5 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylandı.
Yaklaşık 30 bin metrekarelik dolgu alanında gerçekleştirilecek olan projede, cami, yer altı otoparkı, kültürel bir merkez ve şadırvan yer alacak. Proje, 11 bin 232 metrekarelik bir taban oturumuna sahip olup, toplamda 33 bin 559 metrekarelik bir inşaat alanı öngörüyor. Caminin yaklaşık 7 bin kişilik kapasiteye sahip olması planlanırken, bu yapıya ek olarak 1.250 araç kapasiteli bir otopark da inşa edilecek.
Ancak, meslek odaları ve yaşam savunucuları, bu projenin kıyının kamusal niteliğini tehdit edeceği görüşünde. TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi ve Kadıköy Belediyesi, projeye karşı dava açmış durumda. Uzmanlar, bu alanın deprem, sıvılaşma ve tsunami riski taşıdığını vurgularken, yaşam savunucuları, kamusal kıyı alanlarının beton projelerle değil, yeşil alanlar ve kamusal kullanım anlayışıyla korunması gerektiğini belirtiyor.
CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Kadıköy Meclis Üyesi mimar Barış Antik, projenin şehircilik ilkeleri açısından ciddi sorunlar barındırdığını ifade etti. Antik, caminin kıyı siluetine olumsuz bir etki yaratacağını ve minare yüksekliğinin 90 metreyi bulmasının, Kadıköy sahilinin mevcut dokusuyla uyumsuz olduğunu belirtti. Antik, “Bu yapı, mahalle ölçeğini aşan ve kıyı siluetinde baskın bir odak yaratacak büyüklükte. Kıyı boyunca yaya sürekliliğini de kesintiye uğratabilecek nitelikte” dedi.
Antik, kıyı alanlarının temel işlevlerinden birinin kentlinin kesintisiz erişimine açık kamusal alanlar üretmek olduğunu vurguladı. Bu nedenle kıyı alanlarında açık-yeşil alan sürekliliğinin korunması, yoğun yapı baskısının azaltılması ve kamusal kullanımın güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Kadıköy Rıhtım alanının, yoğun yapılaşmadan ziyade kamusal erişim, rekreasyon ve açık alan kullanımı açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Antik, bu konudaki toplumsal beklentinin de bu yönde olduğunu dile getirdi.




