Bütçe Açığı Düşüşü: Geçici Vergi Dönemi Etkisi

TEPAV, bütçe açığındaki düşüşün geçici vergi döneminin etkisiyle olduğunu açıkladı. Analizler, gelecekte yüksek açık riskine işaret ediyor.

MEHMET KAYA/ANKARA

TEPAV Merkez Direktörü Hakan Yılmaz, merkezi yönetim bütçesinin son iki aylık performansını değerlendirerek, bütçe açığının %57,7 oranında bir düşüşle 190 milyar TL’ye gerilediğini açıkladı. Bu düşüşün, geçici Kurumlar Vergisi ödeme döneminin üçten dörde çıkarılmasından kaynaklandığını belirten Yılmaz, bu etki göz önüne alınmadığında, bütçe açığının 568 milyar TL seviyesine ulaşacağını ifade etti.

Yılmaz, bütçenin toplamda iyi bir performans sergilemesine rağmen, yatırım nitelikli harcamalar ve artan faiz giderleri gibi faktörlerin, ilerleyen aylarda yüksek bütçe açığına işaret ettiğini vurguladı. Eğer kurumsal vergi tahsilatı önceki yıl olduğu gibi gerçekleşseydi, iki aylık bütçe açığının 568,2 milyar TL olacağını belirtti.

Bütçe harcamaları içinde faiz giderlerinin Ocak-Şubat döneminde geçen yıla göre %112 oranında arttığını kaydeden Yılmaz, yatırım kalemlerinde ise harcamaların %30 oranında azaldığını belirtti. Bu durumun, bütçedeki ödeneklerin tutulması yoluyla gerçekleştiğini ifade etti.

Yılmaz, faiz ödemelerinin toplam giderler içindeki payının %21,6’ya, toplam vergi gelirleri içindeki oranının ise %27,8’e ulaştığını belirtti. Bu oranların 2010 yılından bu yana en yüksek seviyede olduğunu vurgulayan Yılmaz, her dört liralık verginin 1,1 TL’sinin faiz ödemelerine gittiğini, bunun da borçlanma maliyetlerini artırdığını ifade etti.

Sosyal Yardımlara Bağımlılık Artıyor

Yılmaz, sosyal koruma harcamalarının yoksullukla mücadeledeki rolüne de dikkat çekti. Ocak-Şubat dönemi bütçesinde sosyal koruma harcamalarının azaldığını belirten Yılmaz, en düşük gelir grubundaki hanelerin sosyal yardımlara bağımlılık oranının %66’ya ulaştığını kaydetti. Gıda ve konut harcamalarının, en yoksul hanelerin bütçesi üzerindeki etkisini vurgulayan Yılmaz, bu durumun sosyal yardımlara olan bağımlılığı artırdığını ifade etti.

2026 yılı itibarıyla gıda harcamalarındaki enflasyonun %13,9’a çıkması ve bunun yoksul hanelere yönelik sosyal koruma yardımlarını daha da öncelikli hale getireceğini belirten Yılmaz, bu konunun kamu politikası açısından kritik bir alan olduğunu vurguladı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu