Burak Dalgın’dan Şimşek’e Borsa İstanbul soruları

Burak Dalgın, Borsa İstanbul’daki değer kayıpları, tasfiye edilen fonlar ve Türkiye Varlık Fonu’nun hisse alımlarını Bakan Şimşek’e sordu.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Burak Dalgın, Borsa İstanbul’da yaşanan değer kayıpları ile bazı yatırım fonlarındaki sorunları TBMM gündemine taşıdı. Dalgın, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanıtlaması istemiyle Meclis Başkanlığı’na yazılı soru önergesi sundu.

Dalgın, düşük likiditeye ve sınırlı fiili dolaşıma sahip hisselerde yoğunlaşan fon pozisyonlarının piyasalarda ciddi dalgalanmaya yol açtığını belirtti. Bu süreçte Borsa İstanbul’un devre kesici uygulamasını devreye sokacak ölçüde gerilediğini ifade eden Dalgın, toplam büyüklüğü trilyon liraya yaklaşan ve 500 bini aşkın yatırımcıya sahip 130 fonun tasfiye edilmesine karar verildiğini aktardı.

Tasfiye kapsamındaki fonların toplam yatırım fonları piyasasının yüzde 7,5’ine karşılık geldiğini belirten Dalgın, görece düşük risk taşıması beklenen para piyasası fonlarının da bu grupta yer aldığını kaydetti. Mehmet Şimşek’in 4 Kasım 2025’te Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’nde bazı fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığını bildiğini açıkladığını hatırlatan Dalgın, Sermaye Piyasası Kurulu’nun ilgili rehberde kapsamlı değişiklikleri ancak 28 Ağustos 2026’da yaptığını söyledi.

Dalgın, Bakan Şimşek’ten 4 Kasım 2025’teki açıklamanın ardından SPK tarafından hangi incelemelerin başlatıldığını ve ne gibi tedbirler alındığını açıklamasını istedi. Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber’de değişiklik yapılması için neden 28 Ağustos 2026’ya kadar beklendiğini soran Dalgın, bu gecikmeyle ilgili SPK yönetimi hakkında adli veya idari bir işlem yürütülüp yürütülmeyeceğini de gündeme getirdi.

Önergede, Adalet Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı arasında konuya ilişkin koordinasyon veya bilgi paylaşımı yapılıp yapılmadığı da soruldu. Dalgın ayrıca, tasfiye edilen fonların TEFAS’a açılması ve bazı şirketlerin düşük halka açıklık oranlarına rağmen milyar dolarlık değerlere ulaşması süreçlerinde görev yapan eski SPK yöneticileri hakkında herhangi bir adli ya da idari işlem planlanıp planlanmadığını sordu.

Fonların tasfiye sürecinde yatırımcılara yapılacak pay iadelerine de değinen Dalgın, fon varlıklarının iade tutarlarını karşılamaması halinde yatırımcıların eksik ödeme alıp almayacağını öğrenmek istedi. Kamu tarafından doğrudan sübvansiyon sağlanıp sağlanmayacağını veya fon varlıklarının Türkiye Varlık Fonu tarafından satın alınması gibi dolaylı bir destek verilip verilmeyeceğini soran Dalgın, para piyasası fonlarıyla diğer fonlar arasında farklı bir uygulama yapılıp yapılmayacağını da gündeme getirdi.

Dalgın’ın soruları arasında temerrüde düşen fonlarla bağlantılı kişi ve şirketlerin para transferleri ile mal varlığı hareketlerinin MASAK tarafından izlenip izlenmediği de yer aldı. Bu kişilerin mal varlıklarına bloke konulmasının planlanıp planlanmadığını soran Dalgın, fonlarla ilgili uluslararası para hareketlerinin incelenip incelenmediğini ve tasfiye edilen fonlarda yabancı yatırımcı ya da yabancı varlık bulunup bulunmadığını öğrenmek istedi.

Katılımevim ve Birevim’in Emlak Katılım tarafından satın alınmasının gündemde olduğunu hatırlatan Dalgın, işlem için SPK, BDDK ve Rekabet Kurumu’ndan alınması gereken izinlerin hangi aşamada olduğunu sordu. Olası bir kamu zararı öngörülüp öngörülmediğini soran Dalgın, zarar oluşması halinde bunun şirketlerin eski sahiplerinden tahsil edilip edilmeyeceğini de gündeme getirdi.

Burak Dalgın son olarak, yatırım fonlarında yaşanan sorunların aynı holding bünyesindeki tasarruf finansman şirketi ile katılım finansmanı sistemine etkilerinin Bakanlık tarafından incelenip incelenmediğini sordu. Sorun yaşadığı iddia edilen şirketlerin yönetimlerinin tamamen değiştirilip değiştirilmediğini öğrenmek isteyen Dalgın, Türkiye Varlık Fonu’nun son bir hafta içinde Borsa İstanbul’daki pozisyonunu artırıp artırmadığını ve böyle bir alım yapıldıysa tutarının ne kadar olduğunu Bakan Şimşek’e yöneltti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu