BES fonlarında likidite sorunu görülmedi: TSB açıklaması
TSB Başkanı Ahmet Yaşar, piyasalardaki dalgalanmaya rağmen BES fonlarında likidite sorunu yaşanmadığını ve katılımcıların sistemden ayrılmadığını bildirdi.
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, sermaye piyasalarında yaşanan son gelişmelerin emeklilik yatırım fonlarına etkisinin sınırlı kaldığını belirterek, BES fonlarında bugüne kadar herhangi bir likidite sorunu görülmediğini açıkladı. Yaşar, katılımcılardan olağan dışı bir sistemden ayrılma talebi gelmediğini de bildirdi.
Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) geçen hafta yaptığı duyuruyla Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls Portföy Yönetimi AŞ tarafından kurulan ve Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu’nda işlem gören yatırım fonları işleme kapatıldı. Bu şirketlere ait 131 yatırım fonu da tasfiye edildi. Gelişmenin ardından emeklilik fonlarının durumu ve BES katılımcılarının birikimlerine olası etkiler gündeme geldi.
BES fonlarında güçlü gözetim yapısı
Ahmet Yaşar, yatırım fonları ile emeklilik yatırım fonlarının hukuki ve teknik açıdan farklı yapılara sahip olduğunu vurguladı. Emeklilik fonlarının, tabi oldukları gözetim ve denetim mekanizmaları sayesinde güçlü koruma unsurları barındırdığını ifade eden Yaşar, mevcut tabloda BES katılımcılarının aceleci karar vermesini gerektirecek bir durum bulunmadığını söyledi.
Yaşar, emeklilik fonlarının kurucularının emeklilik şirketleri olduğunu, 18 milyonu aşan BES katılımcısının tasarruflarının ise profesyonel portföy yönetim şirketleri tarafından yönetildiğini aktardı. Yaklaşık 400 emeklilik fonunun 353’ünün bankaların sahibi olduğu portföy yönetim şirketleri tarafından yönetildiğini belirten Yaşar, bu yapının sistemin güvenlik mekanizmalarından biri olduğunu kaydetti.
Son dönemdeki piyasa dalgalanmasının emeklilik yatırım fonları üzerindeki etkisinin kısa süreli ve sınırlı kaldığını belirten Yaşar, bunun başlıca nedenleri arasında farklı varlık sınıflarına yayılan çeşitlendirilmiş portföy yapısının bulunduğunu söyledi. Borsa İstanbul’daki kısa vadeli hareketlere rağmen fon büyüklüklerinde kısa süre içinde yeniden artış kaydedildiğini ifade eden Yaşar, BES’in günlük veya haftalık piyasa performansıyla değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
SPK tarafından tasfiye edilen fonlar arasında serbest fonların önemli bir paya sahip olduğuna dikkat çeken Yaşar, risk limitleri ve varlık yoğunlaşmaları farklı olan bu fon türünün BES fonlarında bulunmadığını belirtti. Sektörle temaslarının sürdüğünü aktaran Yaşar, mevcut bilgilerin katılımcılarda olağan dışı bir davranış ya da sistemden çıkış eğilimi oluşmadığını gösterdiğini söyledi.
Fon dağılımı dalgalanmalara karşı denge sağlıyor
Yaşar’ın aktardığı Takasbank verilerine göre, 21 Eylül itibarıyla emeklilik yatırım fonlarının varlık dağılımında kıymetli madenler yüzde 38, hisse senetleri yüzde 16, kamu borçlanma araçları yüzde 14, fon katılma payları ile ters repo ve repo işlemleri yüzde 6, diğer alternatif yatırım araçları ise yüzde 20 paya sahip. Toplamda yüzde 94’lük bölümü oluşturan bu dağılımın, borsadaki hareketlerin toplam fon büyüklüğü üzerindeki etkisini sınırladığı belirtildi.
Katılımcıların kısa vadeli piyasa hareketlerinden çok kendi risk profillerini ve uzun vadeli tasarruf hedeflerini dikkate almasının daha doğru olacağını ifade eden Yaşar, hisse senedi ağırlıklı fonların kısa dönemli getirilerinin dalgalanmalardan etkilenebileceğini, ancak BES’in uzun vadeli yapısının değerlendirmede esas alınması gerektiğini söyledi.
Emeklilik fonlarının denetiminde SPK ve Takasbank’ın yanı sıra Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu ile Emeklilik Gözetim Merkezinin de rol aldığını belirten Yaşar, Fon Gözetim Platformu’nun önemine dikkat çekti. Entegre veri paylaşımı sağlayan platformun fonların izlenebilirliğini artırdığını ve olası hata veya suistimallerin erken fark edilmesine katkı sunduğunu kaydetti.
Yaşar, BES’in temel avantajlarını uzun vadeli tasarruf disiplini, genişleyen fon seçenekleri ve devlet katkısı olarak sıraladı. Düzenli katkı payı ödemeleriyle büyüyen sistemin, toplu para yatırımı ağırlıklı yatırım fonlarından ayrıştığını belirten Yaşar, katılımcıların farklı risk ve getiri tercihlerine göre yatırım yapabildiğini ifade etti. Yaşar ayrıca devlet katkısının yüzde 20 olduğunu hatırlatarak, BES’in günlük piyasa hareketlerinden bağımsız olarak uzun vadeli bir tasarruf sistemi şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Emeklilik Gözetim Merkezi verilerine göre, 21 Eylül itibarıyla BES ve Otomatik Katılım Sistemi’ndeki toplam fon büyüklüğü 2 trilyon 621 milyar 854,9 milyon liraya ulaştı. Aynı tarihte toplam katılımcı sayısı 18 milyon 278 bin 778 olarak kaydedildi.




