Yaşlılara Manevi Rehberlik Konferansı Düzenlendi
Diyanet tarafından düzenlenen Yaşlılara Manevi Rehberlik konferansında, yaşlı bireylere yönelik danışmanlıkta mahremiyet, tevbe ve ahiret bilinci ele alındı.
Diyanet İşleri Başkanlığı Aile ve Dini Rehberlik Daire Başkanlığı tarafından, 81 il ve ilçede görev yapan Aile ve Dini Rehberlik Büro ve Merkezleri personeline yönelik “Yaşlılara Manevi Rehberlik” başlıklı çevrim içi konferans gerçekleştirildi. 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü kapsamında düzenlenen programda Klinik Psikolog ve Psikoterapist Dr. Rukiye Karaköse konuşma yaptı.
Dr. Karaköse, yaşlılık döneminde manevi rehberliğin rolü, temel ilkeleri ve sahadaki uygulamalar konusunda değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin hızlı bir demografik dönüşüm yaşadığını belirten Karaköse, manevi rehberlik ve danışmanlık çalışmalarının bu değişim dikkate alınarak farklı uzmanlık alanlarının katkısıyla yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye’nin yaşlanma süreci
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre 65 yaş ve üzeri nüfusun toplam nüfus içindeki payının yüzde 11,1’e yükseldiğini aktaran Karaköse, böylece “yaşlanmakta olan toplum” kabul edilen yüzde 7’lik eşik değerinin aşıldığını söyledi. Türkiye’nin yaşlanma hızında Batı ülkelerini geride bıraktığını belirten Karaköse, sahada görev yapan personelin yaşanan demografik ve psikososyal dönüşümü doğru değerlendirmesi gerektiğine dikkat çekti.
Yaşlı bireylerle iletişim kurulurken gönüllülük, mahremiyet, tarafsızlık ve aktif dinleme ilkelerinin gözetilmesi gerektiğini vurgulayan Karaköse, manevi danışmanlık ilişkisinin ancak kişinin rızası ve güveni temelinde sağlıklı biçimde kurulabileceğini belirtti. Bu yaklaşımın, yaşlı bireyin yaşam deneyimine, kararlarına ve özerkliğine saygının bir gereği olduğunu kaydetti.
İlerleyen yaşlarda insanların geçmişlerini daha fazla sorgulayabildiğini ve pişmanlık ya da ümitsizlik yaşayabildiğini dile getiren Karaköse, İslam’daki tevbe anlayışının bu duygularla baş etmede umut ve arınma imkânı sunduğunu ifade etti. Danışmanlık sürecinde kişinin geçmişiyle barışmasına ve hayatına daha olumlu bir perspektiften bakmasına destek olunması gerektiğini söyledi.
Yaşlılık döneminde fiziksel güç kaybı, yakınların vefatı ve ölüm korkusunun daha belirgin hâle gelebildiğini aktaran Karaköse, ahiret inancının bu süreçte önemli bir manevi dayanak oluşturduğunu belirtti. Ölümün yok oluş değil, sonsuz hayata açılan bir geçiş olduğu bilincinin, bireylerin varoluşsal kaygılarını hafifletmesine ve iç huzur bulmasına katkı sağlayabileceğini dile getirdi.
Aile ve Dini Rehberlik personeline yönelik önerilerini de paylaşan Karaköse, yaşlı bireylerin karşılaştığı sorunların psikolojik, sosyal, fiziksel ve manevi boyutlar taşıdığını söyledi. Bu nedenle hizmetlerin bütüncül ve multidisipliner bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Toplumsal yaşlanma ile bireyin yaşama uyum sürecinin çok yönlü olduğunu hatırlatan Karaköse, “Öğrenmeyi bıraktığın gün yaşlanırsın” anlayışına dikkat çekti. Danışanların zihinsel canlılığının desteklenmesi gerektiğini belirten Karaköse, manevi danışmanların da gerontoloji alanındaki çalışmaları takip ederek bilgilerini sürekli güncellemelerini tavsiye etti.




