Dijital bağımlılık: Çocuklarda dikkat edilmesi gerekenler
Dijital bağımlılık çocuklarda nasıl anlaşılır? Uzman Dr. Nimtaj Abdullayeva, davranış değişiklikleri ve sağlıklı ekran sınırları için uyarıyor.
Telefon, tablet, sosyal medya ve dijital oyunlar çocukların günlük yaşamında önemli bir yer tutuyor. Ancak teknolojinin kontrolsüz kullanımı, özellikle çocuklar ve gençler açısından çeşitli ruhsal ve fiziksel riskleri beraberinde getirebiliyor. Acıbadem Bayındır İçerenköy Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Uzmanı Dr. Nimtaj Abdullayeva, dijital bağımlılık ile normal kullanım arasındaki sınırın her zaman kolay fark edilemediğini belirterek, değerlendirme yapılırken yalnızca ekranda geçirilen sürenin değil, çocuğun teknolojiyle kurduğu ilişkinin de dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Dijital kullanımda ödül döngüsüne dikkat
Dr. Abdullayeva’ya göre dijital davranışların tekrarlanmasında beynin ödül sistemi etkili olabiliyor. Sosyal medyada içerikleri art arda kaydırmak, oyunlarda küçük ödüller kazanmak veya beğeni almak, çocuğu aynı davranışı sürdürmeye yöneltebiliyor. Zamanla dijital etkinlikler başlıca haz kaynaklarından biri haline gelirken, günlük yaşamın diğer alanlarından alınan tatmin azalabiliyor ve kullanım üzerindeki kontrol zayıflayabiliyor.
Erken yaşlarda uzun süreli ekran maruziyeti; dil gelişiminde gecikme, yüz yüze iletişimde azalma ve duyguları düzenlemekte zorlanma ile ilişkilendirilebiliyor. Ergenlik döneminde ise sosyal medyada sürekli karşılaştırma yapmak ve başkalarının onayını aramak öne çıkabiliyor. Aşırı kullanım; olumsuz beden algısı, kaygı, depresif belirtiler ve düşük benlik saygısıyla bağlantılı olabiliyor. Çocuğun kendisini beğeni ya da takipçi sayısıyla değerlendirmeye başlaması da önemli bir uyarı işareti kabul ediliyor.
Oyun kullanımı günlük sorumlulukları aksatabilir
Çevrimiçi oyunlarda görülen sorunlu kullanım, kontrol kaybı ve oyuna erişim engellendiğinde ortaya çıkan yoğun huzursuzlukla kendini gösterebiliyor. Çocuk veya gençte sinirlilik ve ajitasyon görülebilirken; derslere odaklanma, uyku ve beslenme düzeni de olumsuz etkilenebiliyor. Okul ve aile sorumluluklarının ihmal edilmesi, hareketsiz yaşam ve buna bağlı obezite riski de aşırı oyun kullanımının sonuçları arasında yer alıyor.
Oyunlardaki bölüm geçme, görev tamamlama ve yeni özelliklerin kilidini açma gibi ödüller, oyuncuyu yeniden oyuna dönmeye teşvik edebiliyor. Oyun süresi uzadıkça zaman algısı da bozulabiliyor. Gelişim çağındaki çocukların ve gençlerin dijital cihazlarla daha erken yaşta tanışması nedeniyle ailelerin yalnızca süreyi değil, ekran kullanımının çocuğun davranışları üzerindeki etkisini de izlemesi gerekiyor. Aşırı kullanımın uyku kalitesini düşürebileceği ve psikolojik sorunlarla ilişkili olabileceği belirtiliyor.
Davranış değişiklikleri aileler için uyarı olabilir
Dijital kullanım hakkında soru sorulduğunda çocuğun aşırı öfkelenmesi, savunmaya geçmesi veya kaygılanması dikkate alınması gereken belirtiler arasında bulunuyor. Dalgınlık, içinde bulunulan ana odaklanamama, günlük rutinlerde ve önceliklerde değişiklikler ile arkadaş çevresinden uzaklaşma da izlenmesi gereken işaretler olarak öne çıkıyor. “Herkes yapıyor”, “O kadar da kötü değil” veya “Abartıyorsun” gibi ifadeler ise sorunlu davranışı normalleştirme eğilimine işaret edebiliyor.
Aileler sağlıklı dijital alışkanlıklar oluşturmalı
Dr. Abdullayeva, cep telefonu ve tablet kullanımının mümkün olduğunca ileri yaşlara ertelenmesini, küçük yaşlardan itibaren ekranın kullanılacağı zaman ve ortamla ilgili açık sınırlar belirlenmesini öneriyor. Ebeveynlerin kendi cihaz kullanım biçimleri de çocuklar için önemli bir örnek oluşturuyor. Aile yemeklerinde ve birlikte geçirilen zamanlarda ekranların kapatılması, iletişimin güçlendirilmesi ve boş zamanların spor, dans, müzik ya da kitap okuma gibi etkinliklerle değerlendirilmesi öneriliyor.
Ekranların çocuğu susturmak, oyalamak veya öfke nöbetini sona erdirmek için bir araç haline getirilmemesi gerekiyor. Teknolojinin rahatlama ve stresle başa çıkmanın tek yolu olarak kullanılması, ilerleyen dönemde sorunlu kullanım riskini artırabiliyor. Uyku saatinden 30 ila 60 dakika önce ekranların kapatılması ve cihazların yatak odasından uzak tutulması da daha sağlıklı uyku alışkanlıklarını destekleyebiliyor.
Uzman, amacın teknolojiyi tamamen yasaklamak değil, çocukların dijital araçlarla sağlıklı bir ilişki kurmasını sağlamak olduğunu vurguluyor. Yaşa uygun sınırlar koymak, kullanım biçimini takip etmek, farkındalık oluşturmak ve ebeveyn olarak doğru model olmak, dijital bağımlılığın önlenmesinde ailelerin başvurabileceği temel adımlar arasında yer alıyor.




