Babacan: Fon değerini şişirmek piyasa dolandırıcılığıdır

DEVA lideri Ali Babacan, fon değerini şişirmek işlemlerinin piyasa dolandırıcılığı sayılabileceğini belirterek kapsamlı inceleme çağrısı yaptı.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, NOW TV’de İlker Karagöz’ün sunduğu Çalar Saat programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Borsa ve yatırım fonlarında yaşanan gelişmelere değinen Babacan, bazı hisselerin gerçek değerlerinin üzerinde halka arz edildiğini, bu hisselerden oluşturulan fonların değerinin de çeşitli işlemlerle yükseltilebildiğini söyledi.

Fon değerini şişirmek amacıyla işlem yapıldığı yönündeki iddiaların Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107’nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirten Babacan, bunun piyasa dolandırıcılığı niteliği taşıyabileceğini ifade etti. Babacan, “Fonların değerini artırmaya yönelik işlemler yapılıyorsa bu da piyasa dolandırıcılığıdır. Yaşananların arkasında ne var, kim ne kadar sorumlu; artık bunların ayrıntılı şekilde incelenmesi gerekiyor” dedi.

Mevcut sorunların daha önce farklı uyarılarla gündeme getirildiğini savunan Babacan, uluslararası endeks kuruluşu MSCI’ın, Türkiye’nin hisse senedi piyasalarındaki problemlerin çözülmemesi halinde ülkenin piyasa kategorisinin düşürülebileceğine ilişkin uyarısını hatırlattı. Hazine ve Maliye Bakanı’nın da son dönemde borsadaki sorunlara dikkat çektiğini belirten Babacan, buna rağmen neden zamanında önlem alınmadığının araştırılması gerektiğini söyledi. Babacan, yargısal denetimin yanı sıra idari denetim mekanizmalarının da işletilmesi gerektiğini kaydetti.

Krizin ardından sorumluluk taşıyan yöneticilerin, yargı veya idari incelemelerin sonucunu beklemeden görevlerinden ayrılmasının güvenin yeniden tesis edilmesine katkı sağlayabileceğini dile getiren Babacan, Türkiye’de istifa kültürünün zayıfladığını savundu. Sorumluluğu bulunan yöneticilerin “Bu benim görevimdi, yapamadım” diyebilmesi gerektiğini belirten Babacan, görevden alma, istifa ya da görevden affını isteme gibi seçeneklerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Mehmet Uçum’un 16 Nisan 2028 tarihine ilişkin seçim açıklamasının sorulması üzerine Babacan, siyasi sorumluluğu bulunmayan kişilerin ülkenin seçim tarihi gibi önemli bir konuda açıklama yapmasını eleştirdi. Babacan, karar verilmesi gereken alanlarda siyasi sorumluluğu olmayan kişilerin dışarıdan görüş bildirmesini “garip” bulduğunu söyledi.

Son bir ay içinde 10 ili ziyaret ettiğini aktaran Babacan, Trabzon, Bayburt, Gümüşhane, Kars, Ardahan, Van, Elazığ, Erzincan ve Sivas’taki temaslarında çiftçilerin ciddi geçim sorunlarıyla karşılaştığını anlattı. Çiftçilerin zarar ettiklerini ve üretimi sürdüremeyeceklerini söylediğini belirten Babacan, gençlerin tarımdan uzaklaştığını, Çiftçi Kayıt Sistemi’ndeki üreticilerin ortalama yaşının 57’ye yükseldiğini ifade etti.

Ardahan ve Kars’taki geniş mera alanlarında hayvan varlığının azaldığını söyleyen Babacan, buna karşılık canlı hayvan ve et ithalatına başvurulduğunu belirtti. Tarıma daha güçlü destek verilmesi gerektiğini savunan Babacan, yem ve gübre maliyetlerinin yarısının devlet tarafından karşılanması çağrısını yineledi. Faiz giderleri için ayrılan bütçenin tarımsal desteklerin çok üzerinde olmasının gıda enflasyonunu düşürmeyeceğini ve çiftçinin sorunlarını çözmeyeceğini söyledi.

Devlet okullarındaki “askıda tost” uygulamasına ilişkin değerlendirmesinde Babacan, bu tür görüntülerin Türkiye’nin hak ettiği tabloyu yansıtmadığını ifade etti. Ekonomik sorunların güvenlik gündemi üzerinden gölgelenmeye çalışıldığını savunan Babacan, ülkenin ekonomik ve güvenlik alanlarındaki gerçek durumunun vatandaşlarla açık biçimde paylaşılması gerektiğini söyledi. Ekonomideki kötü tablonun algı yönetimiyle kapatılmasının doğru olmadığını belirtti.

Abdullah Öcalan’ın bir villa ya da konutta kaldığı yönündeki iddialar da sorulan Babacan, öncelikle konunun sorumlu kurumlar tarafından doğrulanması gerektiğini söyledi. Cezaevlerinden Adalet Bakanlığı’nın sorumlu olduğunu hatırlatan Babacan, Bakanlığın daha önce böyle bir durumun bulunmadığını açıkladığını, ancak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin aksi yönde konuştuğunu belirtti. İddianın doğru olması halinde uygulamanın hangi yasal ve mevzuat temeline dayandığının kamuoyuna açıklanması gerektiğini ifade etti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu