İngiltere’de Acil Servislerde Uzun Beklemelerle İlgili Ölümler Artıyor
İngiltere’de acil servislerde uzun beklemelere bağlı ölümler son 10 yılda neredeyse on kat arttı. 2025 yılına kadar bu rakam 15 bin 860’a ulaşacak.
İngiltere’de acil servislerdeki aşırı yoğunluk, uzun bekleme sürelerine bağlı ölümlerin son on yılda dramatik bir şekilde artmasına neden oldu. Royal College of Emergency Medicine (RCEM) tarafından yayımlanan bir rapora göre, 2025 yılı itibarıyla bu tür beklemelere bağlı fazla ölüm sayısının 15 bin 860’a ulaşması bekleniyor.
RCEM’in verilerine göre, 2015 yılında 1,657 olarak tahmin edilen fazla ölüm sayısı, 2025 yılına gelindiğinde 15,860’a yükselecek. Bu da haftalık ortalama 305 ölüme karşılık geliyor. 2025 yılı verileri, bir önceki yıl kaydedilen 16,644 ölümün altında kalmasına rağmen, bu rakamın ihtiyatlı bir tahmin olduğu vurgulanıyor.
Medscape’e göre, acil servise başvuran hastaların dört saat içinde kabul, sevk veya taburcu edilme oranında sınırlı bir iyileşme gözlemlendi. Bu oran 2024 yılında yüzde 59 iken, 2025’te yüzde 60,5’e yükseldi. Ancak bu seviyenin, Ulusal Sağlık Sistemi’nin (NHS) anayasal hedefi olan yüzde 95’in ve NHS England tarafından belirlenen ara hedef olan yüzde 78’in oldukça gerisinde kaldığı belirtiliyor.
Diğer yandan, acil servise girişten itibaren 12 saatten fazla bekleyen hasta sayısı yaklaşık 43 bin azalarak 1 milyon 744 bin 993’e geriledi. Ancak, 24 saatten fazla bekleyen hasta sayısının son üç yılda yaklaşık 150 bin artarak 489 bin 138’e ulaştığı ifade ediliyor.
Rapora göre, uzun bekleme sürelerinin başlıca nedenleri arasında yüksek yatak doluluk oranları ve hastaların sistem içinde yeterince hızlı yönlendirilememesi yer alıyor. 2025 yılında büyük acil servislerde 1 milyon 688 bin 555 hasta, kabul, sevk veya taburculuk işlemleri için 12 saatten fazla bekledi. Hastaneye yatırılma kararı verildikten sonra 12 saatten fazla bekleyen hasta sayısı ise 554 bin 251 ile rekor seviyeye ulaştı.
Ayrıca, her gün ortalama 12 bin 906 hastanın tıbben taburcu olmaya uygun olmasına rağmen hastanede kalmaya devam ettiği ve bunun da yatak kapasitesini önemli ölçüde sınırladığı belirtildi. RCEM Başkanı Dr. Ian Higginson, acil servislerdeki aşırı yoğunluğun temel nedeninin hastaların servislerden diğer bölümlere zamanında aktarılmaması olduğunu ifade etti.
Dr. Higginson, mevcut durumu “şok edici” olarak nitelendirirken, sorunun çözülebilir olduğunu ancak çözümün yalnızca acil servislerde yapılacak düzenlemelerle mümkün olamayacağını vurguladı. Royal College of Nursing Genel Sekreteri ve İcra Kurulu Başkanı Prof. Nicola Ranger ise aşırı yoğun ve yetersiz kaynaklarla çalışan acil servislerde insanların uzun süre beklemek zorunda kalmasının “trajik bir gerçeklik” olduğunu belirtti. Ranger, hastane yatak kapasitesine ve hemşire iş gücüne yönelik acil yatırımların şart olduğunu vurguladı.
RCEM, hükümete koridorlarda hasta bakımının sona erdirilmesi yönündeki taahhüdünü yerine getirmesi çağrısında bulunurken, yeni sağlık politikalarının acil servisler üzerindeki baskıyı artırmaması gerektiğini de kaydetti. Kurum ayrıca yatak doluluk oranlarının yalnızca acil servislerde değil, hastanelerin tamamında izlenmesini önerdi. NHS England Acil ve Acil Olmayan Bakım Klinik Lideri Dr. Emma Rowland, koridor bakımını azaltma, bekleme sürelerini düşürme ve ambulans hizmetlerini iyileştirme konusunda ilerleme kaydedildiğini belirtti. Ancak Rowland, acil bakım hizmetlerinde daha büyük gelişmeler sağlamak için yapılması gereken çok iş bulunduğunu ifade etti.
Uzmanlar, İngiltere’deki acil servislerde yaşanan yoğunluğun yalnızca hizmet kalitesini değil, doğrudan hasta yaşamını da etkilediğini vurguluyor. RCEM, uzun bekleme sürelerine bağlı ölümlerin önlenebilmesi için hükümetin sağlık sisteminin tüm bileşenlerini kapsayan kalıcı ve sürdürülebilir çözümleri hayata geçirmesi gerektiğini belirtiyor.




