Dijital İpek Yolu Türkiye Üzerinden Geçecek
Türkiye, Dijital İpek Yolu’nun merkezi olacak. Bilişim sektörü ve veri merkezi yatırımları hız kazanıyor.
TÜBİSAD Başkanı Mehmet Ali Tombalak, Türkiye’nin bilişim ekosisteminin artık sadece bir katılımcı değil, aynı zamanda güçlü bir aktör haline geldiğini vurguladı. Türkiye’nin veri merkezi kapasitesinin hızla arttığını belirten Tombalak, bu gelişmelerin Dijital İpek Yolu’nun İstanbul’dan geçeceği anlamına geldiğini ifade etti.
Tombalak, Türkiye’nin bilişim sektörü ihracatında son dönemlerde kaydedilen ivmenin, özellikle bilgi teknolojileri yazılım kategorisinde yoğunlaşmasının, ülkenin katma değerli büyüme yolunda doğru bir yön izlediğini gösterdiğini söyledi. Beklentilerinin yalnızca büyümenin sürmesi değil, aynı zamanda niteliğinin de artması yönünde olduğunu belirtti.
Yapay zeka, bulut teknolojileri, analitik, siber güvenlik ve veri odaklı çözümler gibi alanların sektörün geleceğini şekillendireceğini vurgulayan Tombalak, yapay zeka uygulamalarında Türk şirketleri için önemli fırsatlar bulunduğunu ifade etti. Önümüzdeki bir ila üç yıl içinde yapay zeka ve bulut teknolojilerinin en yüksek etkiyi yaratması bekleniyor.
Tombalak, Türkiye’nin en güçlü pazarlarının Avrupa, Kuzey Amerika ve belirli Körfez ülkeleri olduğunu belirtti. Hizmet İhracatçıları Birliği’nin sektör stratejisi çalışmasında Almanya, ABD ve Birleşik Krallık’ın öne çıktığını, Hollanda, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Fransa’nın da önemli pazarlar arasında yer aldığını aktardı. Bu durum, Türkiye’nin hem gelişmiş pazarlarda rekabet edebildiğini hem de coğrafi ve ticari yakınlık taşıyan bölgelerde avantaj sağladığını gösteriyor.
Türkiye’nin Bilişim İhracatındaki Potansiyel
Tombalak, Türkiye’nin bilişim ihracatının toplam hizmet ihracatı içindeki payının hala önemli bir büyüme alanı sunduğunu dile getirdi. Türkiye’nin bölgesinin en yetkin ve ölçeklenebilir ülkelerinden biri olduğunu belirten Tombalak, Türk yazılım şirketlerinin küresel rekabetçiliğini artıran en önemli unsurların güçlü insan kaynağı, üretim yeteneği ve çeviklik olduğunu ifade etti.
Tombalak, Türk yazılım firmalarının uluslararası pazarlara açılırken karşılaştıkları en büyük engellerin başında finansman erişimi, küresel pazarlarda görünürlük ve doğru iş geliştirme kapasitesinin geldiğini belirtti. İyi teknoloji üretmenin yeterli olmadığını, bu teknolojiyi ürünleştirmenin ve doğru pazarlarda konumlandırmanın da önemli olduğunu vurguladı.
Girişimcilik Ekosisteminin Güçlenmesi
Tombalak, Türkiye’nin girişimcilik ekosisteminin küresel teknoloji merkezleri ile kıyaslandığında daha görünür ve dinamik bir noktaya geldiğini söyledi. Türkiye’nin artık sadece oyuna dahil olan değil, iddiasını güçlendiren bir ekosistem haline geldiğini belirten Tombalak, bu durumu kalıcı küresel rekabete dönüştürmek için stratejilerin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Yapay zekanın artık sadece bir teknoloji aracı değil, aynı zamanda dikey bir güç çarpanı olduğunu vurgulayan Tombalak, Türkiye’nin sanayi, enerji, bankacılık, perakende ve lojistik gibi birçok sektörde güçlü bir deneyime sahip olduğunu belirtti. Bu nedenle Türkiye’nin rekabet gücünü artıracak alanın, sektörlere özgü yapay zeka uygulamaları geliştirmek olduğunu ifade etti.
Yapay Zeka ve Rekabet Avantajı
Tombalak, Türk şirketlerinin yapay zeka uygulamalarına odaklandığında somut iş sonuçları üreten alanların öne çıktığını belirtti. Yapay zekayı yalnızca kullanan değil, aynı zamanda sektör ihtiyaçlarına uyarlayan ve ihracata dönüştüren bir yapı kurmanın kritik bir konu olduğunu ifade etti. Türkiye’nin asıl fırsatının, yapay zekayı verimlilik aracı olmanın ötesine taşıyıp, yüksek katma değerli yerli teknoloji haline dönüştürmek olduğunu söyledi.
Önümüzdeki dönemde yapay zeka, veri ekonomisi, siber güvenlik ve bulut tabanlı iş modellerinin güçlenmesi ile Türkiye’nin dijital ekonomisinin üretkenliğine ve rekabetçiliğine yüksek katkı sağlaması bekleniyor. 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi de dijital ekonomiyi Türkiye’nin dönüşüm alanlarından biri olarak belirliyor ve yüksek teknolojili üretim ile ihracatta daha iddialı bir çerçeve sunuyor.
Veri Merkezlerinin Önemi
Tombalak, dijital ekonominin büyümesini hızlandıracak unsurlardan birinin ekosistem ekonomisinin güçlendirilmesi olduğunu vurguladı. Türkiye’nin veri merkezi yatırımlarını ve bulut bilişim alanındaki gelişimini stratejik bir dönüşüm olarak değerlendirdi. Dijital çağda veri merkezlerinin artık yalnızca teknik altyapı değil, ülkelerin dijital bağımsızlığını ve ekonomik büyümesini destekleyen kritik merkezler haline geldiğini belirtti.
Türkiye’de veri merkezi sektörünün yaklaşık 1 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklük yarattığını ve binlerce kişiye istihdam sağladığını ifade eden Tombalak, önemli olanın veriyi sadece depolamak değil, aynı zamanda işleyip ekonomik değere dönüştüren bir ekosistem oluşturmak olduğunu belirtti. Türkiye’nin coğrafi konumunun veri trafiği açısından önemli bir avantaj sağladığını ve İstanbul’un yeni dijital İpek Yolu’nun merkezlerinden biri olma potansiyeline sahip olduğunu vurguladı. Uluslararası raporlar, Türkiye’nin veri merkezi kapasitesinin önümüzdeki yıllarda güçlü bir büyüme göstereceğini ortaya koyuyor. Bugün yaklaşık 400 MW seviyesinde olan kapasitenin 2028-2030 döneminde 500-750 MW aralığına ulaşması bekleniyor.




