Nipah Virüsü Türkiye İçin Tehdit Oluşturuyor mu?

Prof. Dr. Şevket Özkaya, Nipah virüsünün Türkiye için tehdit oluşturmadığını açıkladı. Virüsün özellikleri ve bulaşma yolları hakkında bilgi verdi.

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) Hindistan’da tespit edilen nadir ve ölümcül Nipah virüsü vakalarına dair değerlendirmelerde bulundu. Özkaya, bu virüsün Türkiye için bir tehdit oluşturmadığını vurguladı.

Son günlerde DSÖ tarafından doğu Hindistan’da iki Nipah virüsü vakasının bildirildiğini hatırlatan Özkaya, bu virüsün enfekte olan kişilerin yarısından fazlasında ölümle sonuçlanabilen son derece tehlikeli bir hastalık olduğunu ifade etti. Nipah virüsünün kızamık ile aynı aileden geldiğini ancak kızamık kadar bulaşıcı olmadığını, buna karşın çok daha ölümcül seyrettiğini belirtti.

Nipah virüsünün zoonotik bir virüs olduğunu belirten Prof. Dr. Özkaya, bulaşmanın genellikle enfekte domuzlar veya meyve yarasalarıyla doğrudan temas yoluyla gerçekleştiğini dile getirdi. Ayrıca, meyve yarasalarının idrarı veya tükürüğüyle kontamine olmuş meyve ve meyve ürünlerinin tüketilmesinin de bulaşmaya neden olabileceğini kaydetti. Virüsün, yakın temas halinde insandan insana geçebildiğini de sözlerine ekledi.

Nipah virüsü salgınlarının çoğunlukla Bangladeş, Hindistan, Malezya, Filipinler ve Singapur gibi Asya ülkelerinde görüldüğünü belirten Özkaya, bunun sebebinin virüsü taşıyan meyve yarasalarının bu bölgelere özgü olmasından kaynaklandığını ifade etti. Virüsün genellikle yarasaların üreme dönemi ve hurma özsuyu hasat mevsimi olan Aralık-Mayıs ayları arasında daha sık görüldüğünü aktardı.

Dünya genelinde Nipah vakalarının oldukça nadir olduğunu belirten Özkaya, 2024 yılı itibarıyla bildirilen toplam vaka sayısının yaklaşık 754 olduğunu, ancak bu sayının gerçek vakaların altında olabileceğini ifade etti.

Türkiye’de Nipah virüsünün yayılımına neden olacak hayvan-insan temasının bulunmadığını vurgulayan Prof. Dr. Özkaya, “Virüs, enfekte kişilerle çok yakın temas ve vücut sıvılarıyla bulaşabiliyor. Ülkemizde bu tür temasların yaygın olmaması nedeniyle risk söz konusu değil” dedi.

Nipah virüsünün kuluçka süresinin 4 ila 14 gün arasında değiştiğini belirten Özkaya, ilk belirtilerin ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, kusma ve boğaz ağrısı gibi grip benzeri şikayetler olduğunu söyledi. Hastaların büyük bir kısmında hastalığın hızla ilerlediğini, bazı vakalarda koma gelişebildiğini ve solunum belirtilerinin görülebildiğini aktardı. Virüsün beyin dokusunu etkileyerek ciddi nörolojik hasara yol açabileceğini ifade eden Özkaya, hayatta kalan hastalarda ise uzun süreli yorgunluk ve sinir sistemiyle ilgili kalıcı sorunlar görülebildiğinin altını çizdi.

Nipah virüsüne karşı onaylanmış bir aşı veya özel bir tedavi bulunmadığını belirten Prof. Dr. Özkaya, tedavinin destekleyici bakım şeklinde uygulandığını söyledi. Ağır vakalarda solunum desteği gerekebileceğini ifade eden Özkaya, virüsün yüksek ölüm oranı ve salgın potansiyeli nedeniyle küresel ölçekte yakından takip edildiğini belirtti. Prof. Dr. Özkaya, alınacak en önemli önlemin hayvandan insana bulaşma riskini azaltmak ve enfekte kişilerle temas sırasında enfeksiyon kontrol önlemlerine titizlikle uymak olduğunu sözlerine ekledi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu