Merkez Bankası Başkanı Karahan’dan Enflasyon Değerlendirmesi

Merkez Bankası Başkanı Karahan, enflasyonun 63 ay sonra iki ay üst üste yüzde 1 seviyesinin altında olduğunu açıkladı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, Gaziantep’te iş dünyası ve sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle gerçekleştirdiği toplantıda, enflasyon ve hayat pahalılığı konularında önemli açıklamalarda bulundu.

Karahan, sunumunda enflasyonun son dönemdeki seyrine dikkat çekerek, 63 ay aradan sonra iki ay üst üste yüzde 1 seviyesinin altında kalmasının önemini vurguladı. Ayrıca, TCMB rezervlerinde 145 milyar dolarlık bir artış sağlandığını ve Kur Korumalı Türk Lirası Mevduat ve Katılma Hesapları (KKM) bakiyesinin 143 milyar dolara yaklaştığını ifade etti.

Fiyat istikrarının sağlanması adına kaydedilen ilerlemeleri değerlendiren Karahan, “Kısa dönem göstergeleri ve orta vadeli görünüm, dezenflasyon sürecinin devam ettiğini göstermektedir. Beklentileri kalıcı olarak kontrol altına almak için sıkı para politikası duruşumuzu sürdüreceğiz. Ekonomik büyüme ve risk primindeki iyileşme ile birlikte sektörel dönüşüm belirginleşiyor. Fiyat istikrarı, kalıcı bir refah artışı sağlayacaktır,” şeklinde konuştu.

Karahan, enflasyonda görülen düşüşü değerlendirirken, Mayıs 2024’ten bu yana genel bir gerileme yaşandığını belirtti. Kira ve eğitim kalemlerinin hizmet enflasyonunu yukarı çektiğini ifade eden Karahan, “Hizmet sektöründeki daha düşük katılık, 2026’da dezenflasyonu destekleyecektir. İş yeri kira enflasyonundaki gerileme, maliyet baskılarını hafifletmektedir. Tüketici ve firmaların enflasyon beklentileri de düşüş eğilimindedir,” dedi.

Faiz oranları ile enflasyon arasındaki ilişkiye de değinen Karahan, kredi faizlerinin enflasyon ve beklentilerden etkilendiğini belirtti. Faiz indirimlerinin ancak enflasyon kontrol altına alındığında etkili olabileceğini vurgulayan Karahan, enflasyon beklentilerindeki iyileşmenin kredi ve tahvil faizlerini düşürdüğünü ifade etti.

Karahan, ihracatın dış talep, göreli fiyatlar ve sektörel dinamiklerden etkilendiğini belirterek, 12 aylık birikimli ihracatın Mayıs 2023’te 254 milyar dolar iken, Aralık 2025’te 273 milyar dolara yükseleceğini, bu süreçte ithalatın ise 11 milyar dolarlık bir azalma gösterdiğini aktardı. Dış talep büyümesinin ihracata olan etkisini de vurgulayan Karahan, “Dış talep büyümesi 1 puan artarsa, ihracatımız yüzde 2,3 artıyor. Reel kur yüzde 1 düştüğünde, ihracatımız yüzde 0,2 artış gösteriyor,” dedi.

Küresel büyüme ve ana pazarlardaki beklentilerin olumlu seyrettiğini aktaran Karahan, “Maliyetler euro cinsinden gerilemiştir. Maliyet gelişmeleri sektörlere özgü unsurlarla farklılık göstermektedir. Reel kur, Çin’e karşı sınırlı bir artış gösterirken, diğer rakiplere karşı gerilemiştir. Avrupa’da pazar payımız artarken, küresel ihracattaki pazar payımız korunmuştur,” ifadelerini kullandı.

Fiyat istikrarının önemine de değinen Karahan, iş gücü verimliliğinin arttığını belirterek, “Fiyat istikrarı, yatırım ve üretim ortamını iyileştirmeye devam etmektedir. Düşük enflasyon, reel sektörün maliyetlerini azaltacaktır,” dedi. Sıkı para politikası duruşunun talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendireceğini belirten Karahan, enflasyon görünümünün ara hedeflerden belirgin bir şekilde ayrışması durumunda para politikası duruşunun sıkılaştırılacağını ifade etti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu